2
1

2
1

2

2. BASKIMIZ ÇIKTI

1

2
1

2
1



2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

 

 

.: AİLENİZİN PSİKOLOJİK REHBER KİTABI :.

DUDAK DAMAK YARIĞI İLE DOĞMUŞ ÇOCUKLAR

Doğum öncesinde anne adaylarına "kız mı erkek mi istiyorsunuz" diye sorulduğunda, tüm aile söz birliği yapmış gibi "aman sağlıklı olsun yeter" diyerek cevap verirler. Dudak-damak yarığı olan bir çocuğa sahip bir aile büyük bir şok yaşar. Bu şok uzun süre devam eder. Tüm aile ilişkilerine yansır. Özellikle anne psikolojik olarak böyle bir durumda desteğe ihtiyaç duyar. Bu durumda annenin işi çok zorlaşır. Anne hem kendisini bu durumdan dolayı sorumlu tutar hem de kendisini suçlar. Bu durum "benim yaptığım herhangi bir yanlışlığın sonucu" diye düşünür.

Burada anneye açık, net, kısa, öz bilgiler vermeliyiz. Anneyi rahatlattıktan sonra çocuğun bu durumunun tamamıyla onarılabilir bir durum olduğunu açıklamalıyız. Tedavinin süresini, aşamalarını açıklayıp hem bilgilendirmeliyiz, hem de onun korku ve endişelerini gidermeliyiz.

Bebeğin ilk aylarında anneden bebeğe geçecek olan temel güven duygusunun zedelenmemesi için annenin kaygısı ve üzüntüsü ortadan kaldırılmalıdır. Annedeki korku, endişe ve üzüntü çocuğu derhal ve olumsuz yönde etkileyecektir.

Dudak ve damak yarığı ameliyatı geçirmiş çocuklarda bazı gelişim gerilikleri, gecikmeleri sık sık gözlenmektedir. Özellikle konuşmanın çok geç yaşlarda başlaması, yürümenin, boy uzamasının gecikmesi görülebilmektedir. Yine bu çocuklarda yatak ıslatma, parmak emme, tikler gibi psikolojik problemler çok sık gözlenebilmektedir.

Öncelikle anneye ve tüm aileye bu sorun konusunda açık ve net bilgiler verilmelidir. Gerekli durumlarda hem anne ve babaya hem de ailenin diğer bireylerine psikolojik destek verilmelidir. Bu problemin tedavisinin, çocuğun okul çağından önce yapılmasının önemi aileye anlatılmalıdır.

Aile bazen çocuk okul yaşına girdiğinde kendiliğinden düzelecektir diye beklenti içinde olabilmektedir. Konuşmasında problemler olan bir çocukta kendiliğinden düzelme görülmez. Ailelerin "çocuk büyüdükçe" şeklinde düşünmesi, çok sık rastladığımız bir durumdur.

Sonuç olarak, çocuk okul çağına gelmeden, konuşma terapisine mutlaka başlanmalıdır.

 

geri


ACiL DESTEK HATTI
0533 544 02 75
0212 292 09 49

Bebek Psikolojisi
Çocuk Psikolojisi
Gençlik Psikolojisi
Okul Sorunları
Aile Sorunları
İşyeri Sorunları
Yaşam Kalitesi
Özel Yaşam
Pratik Çözümler
Hayatı Kolaylaştırma Cinsel Danışma







FİRMALAR İÇİN SPONSORLUK PROJELERİ

Bebek Firmalarına:
BEBEK PSİKOLOJİSİ CALL CENTER'I

Çocuk Firmalarına:
ÇOCUK PSİKOLOJİSİ CALL CENTER'I

Gençlik Firmalarına:
GENÇLİK PSİKOLOJİSİ CALL CENTER'I 

Tüm Firmalara:
PSİKOLOJİK DESTEK CALL CENTER'I 








KURUMSAL
EĞİTİMLER


"İnsan Kaynakları"

Kişiliğimiz ve İşimiz
İşte İletişim Becerileri
Girişimcilik Ruhu
İşyerinde Yaratİcİlİk
İş ve Aile İlişkilerimiz
İş ve Çocuklarİmİz
İşte Başarİ
İşte Mutluluk
İşte Performans
İşte Motivasyon
İşte Kendini Yenileme
İşyerinde Stres

ÖZEL EĞİTİMLERİMİZ
























 
 

Sitedeki tüm yazılar Uzman Psikolog Alanur Özalp'e aittir. Tüm hakları saklıdır. İzin almadan kullanılamaz.