2
1

2
1


2
ÇOCUK PSİKOLOJİSİ SORUNLARI
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1


2
1

2
GENÇLİK PSİKOLOJİSİ SORUNLARI
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1


2
1

2

BEYOĞLU BELEDİYESİ İLE BİRLİKTE GERÇEKLEŞTİRDİĞİMİZ MUTLU AİLELER MUTLU ÇOCUKLAR SEMİNERLERİMİZİ TAMAMLADIK.
1

2
1


GÜNEŞ GAZETESİ KÖŞE YAZILARI

24 yaşında bir erkeğim. Benim şöyle bir takıntım var; kadınların ayakkabılarına karşı ilgi duyuyorum. Özellikle topuklu ayakkabılar bana çok seksi geliyor, hatta kız arkadaşımla beraber olurken ayakkabılarını çıkarmasını istemiyorum. O ise bu durumdan rahatsız olmaya başladı. Bu bir bozukluk mudur?

 

Sizin tarif ettikleriniz fetişist bir duruma benziyor. Biz buna ayak fetişizmi diyoruz. Ayak fetişizmi; ayak, ayakkabı, hatta file çoraptan hoşlanmak şeklinde bile olabilir. Bu tip durumların bir kısmı ilişkide fantezi özelliği taşıyabilir. Ancak aşırı hale gelmesi, karşı tarafı da rahatsız edecektir. Zamanla karşı taraftaki kişiden beklentiler arttıkça ilişkide bir mutsuzluğa neden olarak, normal bir şekilde sürdürmeyi zorlaştırabilir. Bu sorun için cinsel sorunlar alanında çalışmalar yapan bir psikologdan yardım almanızı önerim. Böylece tek başınıza aşamadığınız şeylerin daha kolay üstesinden gelirsiniz.

Ben 10 yıllık evli bayanım. Eşim bir ilişkisi olduğunu açıkladı ve ayrılmak istediğini söyledi. Ben onu çok seviyorum, ayrılmak istemiyorum. Onu tekrar kazanmak için ne yapmam gerekir? Ayrılırsam onsuz yaşayamam, sizin bana tavsiyeniz nedir?

 

Eşiniz bir karar vermiş ve bunu açıklamış. Onu sevdiğinizi bir kez daha hatırlatarak, ilişkinizde sorun olduğu düşünülen şeyleri düzeltmek için bir evlilik danışmanına gidebilirsiniz. Ancak buna yanaşmazsa ve hiçbir şekilde ilişkisinden vazgeçmeyi düşünmüyorsa, sizde kendinize "ayrıldıktan sonra neler yapabilirim?" diye yeni bir hayat üzerinde düşünmeye başlayabilirsiniz. "Onsuz yaşayamam" diye düşünmeyin, işinize, hobilerinize, ailenize, dostlarınıza yönelin. Zamanla her şeyin yoluna girdiğini göreceksiniz. Ama her şeyden önce eşinizle konuşmanızda, hislerinizi anlatmanızda fayda var.

Yaklaşık 3 yıllık evli bir bayanım. Banim sorunum eşimin çalışmama izin vermemesi. Bu konuda sık sık tartışıyoruz. Henüz çocuğumuz yok ve ben bir an önce çalışma hayatına atılmak istiyorum. O ise buna son derece karşı. Oysa ben evde sıkılıyorum. Ne yapmam gerekir? Onu ikna edebilir miyim?

 

Eşinize öncelikle ekonomik anlamda eve destek olmak istediğinizi söyleyin. Ancak sizi dinlemiyorsa bir aile büyüğünü de devreye sokabilirsiniz. Eşinizin sevdiği saydığı bir aile dostunuzun, büyüğünüzün onunla konuşması daha etkili olacaktır. Bunlarda etkili olmuyorsa bir psikologdan danışmanlık hizmeti alabilirsiniz. Çalışma hayatınızın evinize karşı sorumluluklarınızı etkilemeyeceğini bu şekilde bir iş bulacağınızı söyleyerek ikna etme yoluna gidebilirsiniz.

3 yaşındaki kızımın hayali arkadaşları var. Sanki yanında birileri varmış gibi konuşuyor. Bu davranışı normal mi? Ona nasıl davranmalıyız?

 

Çocukların bu yaşlarda hayali arkadaşları olabilir. Korkulacak bir durum değildir. Çocuğa " Sen yalan söylüyorsun, yanında kimse yok" şeklinde yaklaşmak doğru değildir. Çocuk bu durumda hayali arkadaştan vazgeçmez, aksine daha çok ona eğilir. Bunun yerine "Haydi arkadaşını da oyuna alalım, o da bizimle oynasın" gibi tavırlarla yaklaşırsanız, zamanla bu hayali arkadaşlar bitecektir. Çocuk, anaokulu gibi daha sosyal ortamlara girdiğinde, daha meşgul olduğunda bu durum geçecektir. Endişelenmenize gerek yoktur.

2 çocuk annesiyim. Kızım 8, oğlum 10 yaşında. Sorunum şu; eşim oğlumuzla çok ilgileniyor ama kızımızın hemen hemen hiçbir şeyiyle ilgilenmiyor. Bir yere gidilecekse oğlumuzu alıyor, kızımızı almak istemiyor. Kızım da bu durumu fark etmiş, çok üzülüyor. Bu durumu eşimle nasıl paylaşmalıyım?

 

Bir an evvel eşinizle konuşmanızı öneriyorum."Sana annen bu şekilde davransaydı ne yapardın?" diye eşinize sormalısınız. Eşinizin bu davranışı iki çocuğun arasını da bozabilir. Bu nedenle çok dikkatli davranılması lazım. Eğer eşiniz sizin sözlerinize önem vermiyorsa, o zaman eşinizin sözlerine önem verdiği bir arkadaşı, bir aile büyüğü de onu bu konuda uyarabilir. Konu çözümlenemezse bir psikologdan da yardım alabilirsiniz.

Nişanlı bir kızım ve yakında da evleniyorum. Ancak daha önce bir birlikteliğim oldu. Şimdi evleneceğim kişiye bunu açıklamaktan çekiniyorum. Beni yanlış anlamasından ve bırakmasından korkuyorum. Ancak ilk gece her şeyi de anlayacak. Acaba hiçbir şey anlatmadan kızlık zarını diktirmek doğru bir davranış olur mu?

 

Kızlık zarını diktirip diktirmemek konusu tamamen sizin kendi kararınıza bağlı bir durumdur. Bu kararın dışında benim önerim bu konuyu dürüst bir şekilde birlikte olduğunuz kişi ile açık ve net olarak konuşmanız, ona gerçeği anlatmanızdır. Eğer sizin açıklamalarınızdan sonra sizinle birlikte olmaya devam ediyorsa zaten ilişkinizin sağlam temellere dayandığını ve onun sizi sevdiğini gösterir. Ancak eğer sizin anlattıklarınızdan sonra "Ben seninle birlikte olamam" şeklinde olaya yaklaşırsa ve ayrılmak isterse siz de dürüst olmayan bir evlilik kurmaktansa ve huzursuz bir yaşam sürdürmektense bir an önce yeni ilişkilere yelken açabilir, kendinize buna göre bir yön çizebilirsiniz. Ancak yine de kızlık zarımı diktirmek istiyorum derseniz bu tamamen sizin vereceğiniz bir karardır.

26 yaşında evli bir bayanım. Eşim benimle konuşmuyor, akşam eve geldiğimde yüzüme bakmıyor, sadece cinsel açıdan birlikte olma talebinde bulunuyor. Bunun dışında benimle hiçbir ilgisi yok. Çok moralim bozuk. Acaba ne yapmalıyım? Bir terapiste gitmek faydalı olur mu? Ancak onu buna ikna etmem çok zor.

 

Böyle bir durumda bir şeyler ters gidiyor demektir. İşlerinde, sizinle olan ilişkisinde bir terslik olabilir. Böyle durumlarda en güzeli karşı karşıya geçip konuşmaktır."Seni sıkıntılı görüyorum" gibi onunla konuşmayı talep eden bir davranışta bulunmalısınız. Bu talebinizi ona güzel sözlerle iletmelisiniz. Ancak diyelim bu talebi kabul etmedi, o zaman hemen moraliniz bozulmasın. Çünkü pek çok erkek eşine işiyle ilgili sıkıntılarını açmak, böylece beceriksiz, yetersiz gibi görünmek istemez. Bu nedenle konuşmaktan kaçınabilir. Psikolog yardımı işe yarayacaktır. Ancak eşinizi asla zorlamayın. Önce siz gidin ve destek alın, zamanla belki o da size katılmayı kabul edebilir. Ya da sizin öğrendiğiniz yeni şeyler, ona yaklaşım tarzınıza da olumlu yansır.

Evli bir erkeğim. Son zamanlarda ereksiyon sorunu yaşamaya başladım. Acaba bunu nedeni ne olabilir ve nasıl üstesinden gelebilirim? Eşim de duruma çok üzülüyor.

 

Bu sorun pek çok kişide karşımıza çıkıyor. Son dönemde yaşadığınız bazı sıkıntılar da buna neden olmuş olabilir. Acele etmemeli, paniklememeli, karşı tarafı suçlamadan kendinize zaman tanımalısınız. Böyle durumlarda, kişi performansı hakkında korkuya kapılabilir, sıkıntıya düşebilir ve gerçek bir durummuş gibi algılayıp kendisini yanlış değerlendirebilir. Kendinizi gözlemleyin, eğer uzun sürüyor ve geçmiyorsa o zaman bir uzmandan yardım alın.

10 yıllık evli bir bayanım. Son günlerde eşimde bazı değişiklikler fark ettim. Giyimine kuşamına aşırı özen gösteriyor, eve geç geliyor. En sonunda cep telefonunda bazı mesajlar da gözüme ilişti. Beni aldattığından şüpheleniyorum. Biraz daha beklesem düzelir mi?

 

Beklemek doğru olmaz. Bu sizin daha çok üzülmenize, kırılmanıza neden olur. Bir an önce eşinizle konuşun. Ancak bu konuşmayı öfkelenmeden yapın. "Sen beni aldatıyorsun, senden şüpheleniyorum" gibi kelimelerle değil, "Son günlerde sende bazı değişiklikler görüyorum, eskisi kadar birlikte vakit geçirmiyoruz, bu da beni üzüyor" şeklinde yaklaşın. Sizin böyle konuşmanız onun da size açılmasını sağlayacaktır.

Benim 5 yaşında bir kızım var, eli sürekli ağzında. Bir türlü bu kötü alışkanlığından vazgeçiremiyoruz. Dışarıya karşı da çok kötü bir görüntü oluşuyor. Acaba bu konuda ne yapabiliriz?

 

Parmak emmek, elini ağzına sokmak, tırnak yemek bu yaştaki çocuklarda görülen bir durumdur. Bu alışkanlığın kötü görüntüsünün yanı sıra çocuğa fiziksel zararları da vardır. Çocuğun diş yapısını bozabilir, çenede bazı deformasyonlara neden olabilir, ellerle mikroplar ağza taşınarak çocuk çeşitli hastalıklara yakalanabilir. Bu alışkanlıktan kurtulması için iyi bir program yapılmalıdır. Elleri meşgul eden faaliyetler (elişi, resim yapma, hamurla oynama gibi) yaptırılabilir. Böylece çocuğun elleri boşta kalmayacak hem bir beceri kazanacak hem de bu alışkanlığından kurtulacaktır. Çocuk ellerini uzun süre ağzına sokmadığında ödüllendirilebilir, bu da işe yarayan bir yöntemdir.

11 yaşındaki oğlum okuldan eve kalem, silgi, defter getiriyor. Nereden bulduğunu sorduğumda ise cevap vermiyor ya da arkadaşlarının verdiğini söylüyor. Öğretmeni bana oğlumun, arkadaşlarının eşyalarını izinsiz aldığını söyledi. Acaba ne yapmamız gerekir?

 

Öncelikle oğlunuzun bu davranışının duyulması onun açısından olumsuz bir durum oluşturur. Bu nedenle bir an önce onunla açık ve net olarak yaptığının doğru olmadığı konusunda konuşmalısınız. Ancak bu konuşmayı yaparken hırsızlık, çalma kelimelerini kullanmak yerine izinsiz almak ifadesini kullanın. Bu konuda öğretmeni de doğru yaklaşımı sebebiyle tebrik ediyorum, çünkü o da bu ifadeyi kullanmış. Oğlunuza " Eğer arkadaşının kalemini beğendiysen izin isteyerek al, bana da göster ki ben de aynısından almaya çalışayım" şeklinde bir konuşma yapın. Davranışlarını iyi gözlemleyin. İzinsiz almalar devam ederse o zaman bir psikolog ile görüşün.

9 yaşındaki oğlum bilgisayarın başından kalkmıyor. Üstelik orada oynadığı oyunlardaki kahramanları gerçek sanıyor. Gelip sürekli bana onlarla ilgili bir şeyler anlatıyor. Acaba ne yapmak gerekir?

 

Bilgisayar konusunda bazı sınırlamalar getirebilirsiniz. Örneğin dersleri bittikten sonra bilgisayara yarım saat ayırabileceğini söyleyebilirsiniz. Bilgisayardaki oyun kahramanlarını gerçek zannetmesi yaşına göre normal bir durumdur. Onun bu oyununa zaman zaman "Hadi o kahraman ben olayım, diğeri de sen ol" şeklinde katılabilirsiniz. Bu onun hayal gücünü geliştirmeye yarar.

12 yaşındaki kızım son derece içine kapanık. Hiç arkadaşı yok. Arkadaş edinsin diye resim kursuna da gönderdik, ancak o burada da mutlu olmadı ve her gün ağlayarak dönüyor. Ne yapmalıyız?

 

Kursa göndermekle iyi bir davranışta bulunmuşsunuz. Ancak hemen arkadaş bulmasını beklemeyin, biraz sabırlı olun. Bu arada öğretmenleriyle konuşun ve daha çok sosyal faaliyetler içinde yer almasını sağlayın. Arkadaşlarını eve davet ederek, onların anneleriyle konuşarak da çevre edinmesini sağlayabilirsiniz. Böyle durumlarda hemen sonuç beklemek yerine çocuğa zaman tanımak gerekir.

21 yıllık evli ve 3 çocuk annesiyim. Bir süre önce eşim iflas etti ve biz çok zor durumda kaldık. Bu iflasın üzerine depresyona girdi ve sürekli intihar etmekten bahsediyor. Paramız olmadığı için tedavi imkânımız da olmadı. Sizce tedavi olmazsa gerçekten intihar edebilir mi?

 

Depresyon önemli bir rahatsızlıktır. İntihar depresyona giren bir kişide son noktadır. Bundan önce depresyona giren kişi, yaşama sevincini kaybeder, mutsuz olur, çevresiyle ilgilenmez ve içine kapanık bir ruh haline bürünür. Bu yüzden ihmal edilmesi doğru değildir. Bir uzmanın eşinizi değerlendirmesinin olumlu olacağı düşüncesindeyim. Devlet hastanelerinin de çok iyi psikologları var. Onlardan yardım isteyebilirsiniz, bu size maddi anlamda da bir yük getirmeyecektir.

Son derece yoğun bir yaşamı olan yönetici bir erkeğim. Günlük işler arasında boğuluyorum ve akşamları da çok yorgun olduğumdan cinsel ilişkiye ilgi ve isteğim az oluyor. Eşimin ise benden beklentileri var. Bu konuda öneriniz nedir?

 

Uzun süreli çalışma ve ağır çalışma koşulları, özellikle stres ile baş etme konusunda yetersiz kişilerde ciddi sorunlar meydana getirebiliyor ki bunlardan biri de cinsel isteksizlik. Tüm zihinsel ve bedensel enerji işe yöneldiği gibi, ortaya çıkan stres de cinsel isteklerin azalmasına yol açmaktadır. Özellikle iyi bir zaman yönetimi ile işe ayrılan zamandan tasarruf sağlayarak, kısa molalar vererek dinlenmek, düzenli egzersiz ve spor ile bedensel zindelik ve güç sağlamak, pozitif düşünme ve gevşeme alıştırmaları ile etkin bir stres yönetimi, psikolojik gerginliğinizi azaltabileceği gibi, cinsel yaşamınıza da olumlu etki edecektir.

18 yaşındaki kızım 80 kilo, rejim yapmasına rağmen bir türlü kilo veremedi. Kilolarına çok üzüldüğü için artık sokağa bile çıkmak istemiyor, çok içine kapandı. Acaba bu konuda psikolojik bir yardım alması gerekir mi? Siz bu konuda ne önerirsiniz?

 

Kilo verme aşamasında uzman bir diyetisyenin yanı sıra bir psikologdan da aynı anda yardım almak doğru bir davranış olacaktır. Kızınızın kiloları nedeniyle toplumdan uzaklaşması, eve kapanması ve sosyal yaşamdan kopuk yaşaması ileride daha büyük sorunlara da neden olabilir. Bu nedenle benim size tavsiyem, bir uzman psikologdan yardım almanızdır. Bu sorun, diyet, egzersiz ve bir psikolojik yardım ile daha kolay çözüme kavuşacaktır.

Kısa bir arkadaşlık döneminden sonra evlendim ve eşimi çok seviyorum. Ancak bazı konular, özellikle de küçük şeylere bile sinirlenmesi ve bağırması canımı çok sıkıyor. Böyle durumlarda ben de ne yapacağımı şaşırıyorum. Ama onu da kırmak istemiyorum ve ona karşılık vermiyorum. Bana ne tavsiye edersiniz?

 

Eşinizle kısa bir flört döneminden sonra evlendiğinizi söylüyorsunuz, demek ki birbirinizi bazı konularda yeni tanıyorsunuz ve zamana ihtiyacınız var. Hangi konuların onu kızdırdığını, hangilerinin mutlu ettiğini öğrenmek ve buna göre davranmak biraz zaman alacaktır. Bir süre bu ilişkiyi gözlemleyin ve onu daha iyi tanımaya çalışın. Ancak yine de sorunlar devam ediyorsa, o zaman eşinizle konuşup net bir cevap almaya çalışmanız gerekecektir. Bir ilerleme kaydedemez ve sorunlarınızın üstesinden gelemezseniz yardım almanız gerekebilir.

27 yaşındayım. Evden çıkarken sürekli ocak, ütü, kapı kapalı mı diye kontrol ediyorum. Bunları yapmazsam içim rahat etmiyor. Bu takıntılardan nasıl kurtulmalıyım?

 

Halk arasında saplantı olarak da bilinen bu duruma takıntı (obsesyon) diyoruz. Anlattıklarınıza göre takıntılarınız artık günlük hayatı olumsuz yönde etkiler hale gelmiş. Bu nedenle kendi kendine geçmesi gibi bir durum söz konusu olamaz. Psikolojik yardım, hatta gerekli durumlarda ilaç tedavisi önerilebilir. Sorun daha da fazla ilerlemeden ve depresyon boyutlarına varmadan yardım almalısınız.

24 yaşındayım. Köpeklerden çok korkuyorum. Bu yüzden çoğu zaman dışarı bile çıkamıyorum. Arkadaşlarım ve çevremdekiler bana gülüyor, acaba bu korkumu nasıl yenerim?

 

Bu korkunuzu ortadan kaldırmanız için size terapi öneririm. Bu uzun süren bir terapi değildir. Bu yüzden fazla ertelemeden bir an önce başlamanız da fayda var. Bunun dışında şunu da yapabilirsiniz; minik sevimli köpeklerin olduğu, kart postal ya da resmini alın ve onlara zamanı artırarak bakın, yine sevimli köpek oyuncaklar alın onlara dokunun, sürekli göz önünde bulundurun. Böylece köpeklerin sevimli yanlarını ortaya çıkarmış olursunuz. Bu da sizin zamanla onlara alışmanızı sağlayabilir. Ancak unutmayın psikolojik destek almanızda son derece önemlidir.

Bir süre önce işten çıkarılmış biriydim. 2 kez intihara teşebbüs ettim. Ailem beni kurtardı. Sürekli kendimi zarar verme isteği içindeydim. Bu durumdan nasıl kurtulabilirim? Psikolojik destek almak için param yeterli değil ne yapabilirim?

 

Tekrar iş bulabilmek, planlarınızı gerçekleştirebilmek için öncelikle, ruh sağlığınızı düzeltmeniz gerekir. Psikolojik destek için illaki çok para gerekmiyor. Devletin hastanelerinde de psikologlar var. Onlardan da yardım alabilirsiniz. Yine bazı sağlık merkezlerinde maddi olarak daha uygun şartlarda bir psikologa danışabilirsiniz. Bu yüzden bu durumunuzun ciddiyetini kavrayarak bir an önce bir uzmanla görüşün. Ruh sağlığınız düzgün olduğunuzda hayatınıza da kaldığınız yerden çok daha sağlıklı ve mutlu bir şekilde devam edeceksiniz.

5 yaşındaki oğlum anaokulunda ve sokakta sürekli arkadaşları ile kavga ediyor. Öğretmenlerinden ve arkadaşlarının ailelerinden çok fazla şikâyet geliyor. Ancak evde çok sakin bir çocuk. Acaba bu davranışları neden kaynaklanıyor olabilir ve ben bu konuda ne yapabilirim?

 

Çocuğunuz böyle davranması bir sıkıntısı olduğunu gösteriyor. Başkaların vurarak, zarar vererek bu sıkıntısına dikkat çekmeye ve rahatlamaya çalışıyor. Sizin, çocuğunuzun bu davranışlarının altında ne olduğunu öğrenmeniz ve buna göre bir yol izlemeniz gerekiyor. Acaba evde mi bir şeylerden etkileniyor? Aile ile mi bir sıkıntısı var? Yoksa okul ve okulda yaşadığı bazı konular mı canını sıkıyor. Öncelikle bunu öğrenmeniz gerekiyor. Bunun içinde çocuğunuzu iyi gözlemleyin, aile ilişkilerinizi gözden geçirin ve böyle bir konuyu çözümlemekte zorlanıyorsanız bir uzmandan yardım alın. Çocuğunuzun dövmeden de iletişim kurmayı öğrenmesi gerekir. Bunu da siz yalnız yapamazsanız vakit kaybetmeden bir uzman yardımı almanız yararlı olacaktır.

2 ay sonra evlenmek üzere olan bir genç kızım. Ancak nişanlımın, yalancılık, cimrilik gibi çok kötü bazı huylarını gördüm. Çok moralim bozuk. Aileme durumu açtım '' artık kararımızdan dönemeyiz, rezil oluruz'' diyorlar acaba ne önerirsiniz?

 

Cimrilik, yalancılık sizin ileride evlilik hayatınızı da çok olumsuz bir şekilde etkiler. Bu nedenle evlilik kararını alırken son derece dikkatli olmanız gerekir. Rezil olmak gibi düşünceleri kafanızdan atın. Çünkü önemli olan sizin hayatınızdır ve evlilikte bu sorunlar geçecektir diye de bir şey yoktur. Nişanlılığı bir süre daha uzatın. Nişanlınızla konuşarak bu davranışlarının sizi mutsuz ettiğini bazı soru işaretlerine neden olduğunu söyleyin. Onunla mutlaka iletişim kurmaya çalışın. Davranışlarında bir düzelme olmazsa belki de en doğrusu evlilik için adım atmamaktır. Çünkü ileride sizi çok mutsuz bir hayat bekliyor olabilir.

6 yaşındaki oğlum, çok sevdiği dedesini bir süre önce kaybettik. Hala ona söyleyemedik. O da sürekli dedesini sorup duruyor. Acaba ölüm çocuğa anlatılmalı mı? Anlatılırsa nasıl yol izlenmeli?

 

Daha fazla vakit kaybetmeden bu durum çocuğa hemen anlatılmalı. Ancak bu durum çocuğa anlatılırken çocuğa çok üzücü bir şey anlatılıyormuş gibi değil, masal, hikâye şeklinde anlatılabilir. Dedenin bir başka yere gittiği, orada çok mutlu olduğu anlatılmadır. Çocuğa biz şuan oraya gidemiyoruz, ancak o bizi duyuyor, izliyor şeklinde anlatılmadır. Çocuk isterse ona duygularını mektup yazarak anlatılabilir. Bu arada dikkat edilmesi gereken nokta, bu olay anlatılırken üzücü bir şey anlatılıyormuş gibi ağlayarak anlatmaktan kaçının.

34 yaşında 2 yıllık evliyim. Sürekli kavga ediyoruz. Kavgaların sebebi ise genelde aileler. Çünkü özellikle eşimin ailesi bize çok karışıyor? Ben boşanmak istiyorum ama o istemiyor. Onu nasıl ikna edebilirim?

 

2 yıllık evlilik boşanmak için çok erken. Henüz çift tam olarak birbirini tanımamıştır. Boşanırım gibi tehditvari cümleler kurmak evliliği yıpratır. Eğer eşinizin ailesi size çok müdahale ediyor ve siz de sizde bundan rahatsızlık duyuyorsanız bunu eşinizle konuşun. Ancak kırmadan, sinirlenmeden sakince konuşmalısınız. Eşiniz de size hak verir, ortak bir noktada buluşursanız bu evliliğiniz açısından olumlu bir adımdır.

Yeni evli bir bayanım. Eşimle ilişkiye girmede zorluk yaşıyorum. Doktora gittim, organik bir bozukluk olmadığını, sorunun psikolojik olduğunu söylediler. Kendi kendime telkin yoluyla bunu aşmam mümkün mü yoksa psikologdan yardım mı almalıyım?

 

Bu duruma vajinusmus adını veriyoruz. Türkçeleştirecek olursak ''cinsel ilişkiye girme korkusu'' diyoruz. Bu durum evlilik süreniz 1,5 ay içinde ise bir süre daha bu konuyla ilgili bir şeyler yapmaya çalışabilirsiniz. Süre 1,5 ayı aştı ise o zaman profesyonel yardım almanız gerekir. Bunu da geciktirirseniz yardım edecek kişi devreye girdiğinde sizin bununla baş etmeniz daha uzun zaman alacaktır. Zaman zaman bu durumun aranızda doğal olarak yaşanmadığından dolayı eşinizle birbirinize karşı kırıcı olabilirsiniz. Her söylenen söz yanlış yere çekildiğinden ilişkinin tatsızlaşacağını ve birbirinizden uzaklaşacağınızı göreceksiniz. Zaman zaman şiddete varabilecek tartışmalar da ortaya çıkabilir. Bu yüzden vakit kaybetmeden bir uzmandan yardım alın. Bu sorun bizim gibi cinselliğin tabu olarak algılandığı toplumlar da görülür. Genç hanımlarda olduğu gibi beylerde de rastlanabilir.

Çocuk sahibi olmayı çok isteyen bir erkeğim. Ancak eşim hazır olmadığını söyleyerek benden adeta kaçıyor. Onu nasıl ikna edebilirim. Bu ilişkiye girmemek için bahane olabilir mi?

 

Bu bir bahane olamaz. Günümüzde olumsuz etkisi olmayan bir sürü korunma yöntemleri vardır. Bu tavır, ilişkinizde bir şeylerin aksadığı anlamına geliyor. Karşı karşıya gelip konuşulması lazım. Bunların nedenlerinin sorulması gerekiyor. Böyle bir tavır çok görülen tavır değil. Sizin de kendi davranışlarınızı gözden geçirmeniz gerekiyor. Acaba yapmanız gereken bazı şeyleri yapmıyor musunuz? Eşinizle vakit geçiriyor musunuz? Onu sevdiğinizi söylüyor, ona duygusal manada dokunuyor, onunla ilgileniyor musunuz? Önce siz de bunları bir gözden geçirin, daha sonra karşılıklı konuşun.

6 yaşındaki oğlum saldırgan davranışlarda bulunuyor. 10 yaşında bir abisi var. Onu bile dövemeye kalkıyor. Acaba bir hastalık belirtisi midir?

 

Çocuğun saldırganlığı bir hiperaktivite belirtisi olabilir.  Çocuk kendini kontrol edemiyor olabilir. Bu çocukları yetiştirirken bazı şeylerin bilinmesi gerekir. Bazı kuralların doğru konulması son derece önemlidir. Ancak hiperaktivite teşhisini ancak bir uzman koyabilir. Size bir şeyler anlatmak istiyor olabilir. Acaba son günlerde hayatınızda, evinizde bazı değişiklikler oldu mu? Çocuk bunlardan etkilendi mi? Bunlarında araştırılması gerekir. Sonuç olarak bir uzmandan da yardım almak da doğru bir davranış olacaktır.

34 yaşındayım, 3 yaşında da bir kızım var. Ancak ne yazık ki hala tuvalet alışkanlığı oturmadı. Gece altını ıslatıyor. Bu durum son zamanlarda bizi çok üzüyor çünkü eskisine göre daha fazla tekrarlamaya başladı. Acaba sorun psikolojik midir? Bu konuda bizim ne yapmamız lazım? Tuvalet alışkanlığı hangi yaşlarda kazanılır?

 

Tuvalet alışkanlığı için şöyle bir uygulama yapıyoruz; yemekten sonra çocuğu lazımlığa oturtulup, önüne onu oyalayabilecek bazı şeyler verin. Sizde yanında olun ve tuvaletini yaptığı zaman biraz da abartılı bir şekilde onu alkışlayın, övün. O da zamanla motive olacak ve kendi kendine yapmaya başlayacaktır. Motivasyon, destek son derece işe yarayacaktır.

6 yaşındaki kızım geceleri odasında yalnız uyumaya korkuyor ve yanımıza geliyor. Acaba onu bu alışkanlığından nasıl vazgeçirebiliriz?

 

Bu pek çok ailenin ortak sorunudur. Şöyle bir yöntem izlemenizde fayda var. Öncelikle bir yatma saati belirleyin. Saat 20.21-30 arasında olabilir. Mutlaka her akşam bu saatte kızınızı odasına götürün. Siz de yanına uzanarak 2-3 dakika masal anlatın. Daha sonra uykuya rahat dalması için 2-3 dakika sırtına masaj yapın. Bu da bittikten sonra kıpırdamadan yanına bir süre uzanın. Bu sırada odanın ışıklarını kapatın. Gece lambası ya da holün ışıklarını açık bırakmak gibi uygulamalarda bulunmayın. Bunlar onun uykusunu dağıtacaktır. Uyuyana kadar yanından ayrılmayın. Bu uygulamayı 1-1,5 ay kadar sürdürün. Zamanla çocuğunuz kendi yatağında uyuma alışkanlığı kazanacaktır.

4 yaşında kızım hala emzikle uyuyor. Ne yaptıysam vazgeçiremedim. Acaba çocukları emzikten uzaklaştırmakla ilgili herhangi bir yöntem var mı? Birkaç emziği attık çok ağladı. Bu alışkanlığı nasıl önleyebiliriz?

 

4 yaş emzik büyük bir yaş. Çocuğu emzikten uzaklaştırmak için bir teknik yok. Her çocukta farklı uygulamalar yapılabilir. Bazı çocuklarda ödül programı işe yarayabilir, bazılarında ise emziğin yerini tutması için delikli bardak kullanılabilir. Bazen de yuvaya vermek gibi sosyalleşmesine yardımcı bazı yöntemler işe yarayabilir. Benim tavsiyem önce gündüzleri ona emziği bıraktırabilmek için çeşitli aktivitelerde bulun. Sadece geceleri emzik kullansın sonra zamanla geceden de vazgeçirmeye çalışın. Bunları yaparken hızlı hareket etmeyin. Ancak çocuğun dikkatini başka noktalara kaydırarak, özelliklede yaşıtlarıyla bir
arada olmasını sağlayarak bu durumu çözmeniz daha kolay olacaktır.

6 Aylık iken evlat edindiğim çocuğum şimdi 5 yaşında sağlıklı bir erkek.  Acaba çocuğa evlatlık olduğu ne zaman açıklanmalı? Bunun bir yaşı var mıdır? En az zararla nasıl bir açıklama yapılır? Çocuğun aklı ermeye başladı, çevreden duysun istemiyorlar.

 

5 yaş bunun için son derece uygun bir yaş. Çocuğa daha fazla geç kalmadan açık ve net bir şekilde durumu izah etmeniz gerekir. Daha fazla yaş ilerlerse hem başkalarından duyma ihtimali artar hem de bu durum onu kırabilir. Bu açıklamayı yaparken seçilecek kelimeler, anne babanın birlikte açıklama yapması çok önemlidir. Bu konuda bir uzman psikologdan da yardım alabilirsiniz. O da sizi yönlendirmede yardımcı olacaktır.

2 yaşındaki kızım çok hırcın, sürekli ağlıyor, ne söylesek karşı geliyor, yemek yemiyor. Bizi çok üzüyor. Acaba bu yaş çocuklarında normal mi? Kızımızı bir uzmana götürmek gerekir mi?

 

Çocuğun hem fiziksel hem de duygusal gelişimi için son derece huzurlu olması gerekir. Çocuğunuzun bu kadar hırçın olması, sürekli ağlaması bir soruna işaret olabilir. Uykusunu iyi alamayan çocuklarda ağlama nöbeti çok sık görülür. Çocuğunuza iyi bir uyku düzeni oluşturun, ev içinde onun huzurunu nelerin kaçırabileceğini düşünün ve bunları bir an önce ortadan kaldırma yollarını arayın. Eğer sizin aldığınız bu önlemlere rağmen kızınız eski davranışların devam ederse o zaman bir uzmandan yardım almanız gerekebilir.

13 yıllık evli bir bayanım ve eşim bana beni aldattığını, ancak çok pişman olduğunu söyleyerek özür diledi. Bir daha aynı hatayı tekrarlamayacağını söylüyor. Acaba ona inanmalı mıyım? Nasıl bir davranış sergilemeliyim?

Öncelikle eşinizin size konuyu açması ve pişman olduğunu söylemesi, olumlu bir davranıştır. Bu onun üzgün olduğunu, yaptığı hatanın farkında olduğunu gösteriyor. Onunla konuşarak bir süre kendisini izleyeceğinizi anlatın. Zorlu bir dönemden geçeceğinizi, bu sürede hareketlerine dikkat etmesi gerektiğini hatırlatın. Eğer size değer verip, kaybetmek istemiyorsa o zaman yaptığı hatayı tekrarlamayacaktır. Siz de acele bir karar vermeyin ilişkinizi gözden geçirin.

9 yaşındaki kızım, her markete gidişimizde bir şeyler alıp, çantama atıyor. Bir keresinde yakalandık, çok mahcup oldum. Durumumuz iyi ne isterse alıyoruz ama bazen arkadaşlarının izni olmadan oyuncaklarını bile alıp eve getiriyor. Acaba bu psikolojik bir rahatsızlık mıdır?

 

Genellikle çocuklar 3-6 yaş civarında hoşlarına giden bazı parlak, küçük şeyleri alıp ceplerine koyarlar ve bunun yanlış bir davranış olduğunu düşünmezler. Ancak 9 yaş çocuğun aklının erdiği bir yaş olduğundan bu tip davranışlar göstermesi çevresindekiler tarafından hoş karşılanmaz. Böyle bir durumda çocuğunuzla markete gitmeden önce açıkça konuşun. Yaptığının yanlış olduğunu vurgulayın. İhtiyaçlarını belirleyin ve ilk önce onları alın. Hatta görevliden izin alarak, istiyorsa hemen orda açıp yemesini de sağlayın. Bu arada yine marketten bir şeyler alırsa o zaman o aldıklarını mutlaka geldiğinizde yok edin ki çocukta aldım, becerdim eve getirdim hissi olmasın.

5 yaşındaki oğlum hala, ısrarla elleriyle yemek yiyor, bir türlü çatal kullanmıyor. Birkaç kez ikaz ettik ama bizi dinlemiyor. Acaba başka çocuklardan mı gördü diye düşünüyorum. Acaba bu alışkanlığından onu nasıl vazgeçirebiliriz?

 

Çocuklara çoğu zaman elleriyle yemek daha kolay gelir. Sizin de belirdiğiniz gibi bir arkadaşından görmüş etkilenmiş olabilir. Çocuğu çatal, kullanmaya teşvik etmek için bazı motive edici davranışlar gerekir. Onu alkışlamak, çatal bıçak kullandığında ödüllendirmek bir çözüm olabilir. Sofraya mutlaka çocukla birlikte oturarak, çatal bıçak kullanarak ona iyi örnek olmalı, o kullandığında övgü dolu sözler ile teşvik etmelisiniz. Zamanla çocukta doğru olanı öğrenecek ve eski alışkanlığından vazgeçecektir.

24 yaşında bir gencim. Farkında değilim ama yakınlarım gece sürekli sayıkladığımı, uykumda kalkıp dolaştığımı söylüyor. Bu olay bende daha önce yoktu. Son zamanlarda oldu. Acaba bana bir zararı olur mu? Kendiliğinden geçecek bir durumudur?

 

Uykuda konuşmak, kalkıp yürümek, diş gıcırdatmak kişinin psikolojisi ile ilgili bir sinyal olarak kabul edilir. Biz bu durumu sıkıntılı olan kişilerde daha çok görüyoruz. Gece kalkıp yürümek aynı zamanda riskli de bir durumdur. Çünkü kişi balkondan çıkabilir, farkında olmadan kapıyı açabilir. Bu yüzden bu konuda dikkatli olunması ve en kısa zamanda psikolojik destek alınması gerekir. Özellikle askerden dönen gençlerde de bu durumu daha sık görüyoruz. Bu gerginliği ve sıkıntıyı atmak için bir destek almanızı öneriyorum

Kısa bir süre önce doğum yaptım. Eşim benimle birlikte olmak istiyor. Ama ben istemiyorum. Acaba bu geçici bir durumudur? Bu durum evliliğimiz açısından yıpratıcı olur diye de çok korkuyorum. Beni bu konuda aydınlatırsanız çok sevinirim.

 

Doğumdan sonra bazı kadınlarda ''doğum sonrası depresyon'' görülebilir. Bu durum genel anlamda bir isteksizlik, yorgunluk, cinsel, ilişkide isteksizliği şeklinde ortaya çıkabilir. Bu durumda ilişkiden kaçınmak en sık gördüğümüz tablodur. Bütün bunların altında, doğumun zor olması, fiziki şikâyetlerin devam ediyor olması da yatabilir. Eğer bu isteksizliğiniz fiziki şartlardan kaynaklanıyorsa doktorunuzla bu konuyu konuşun. Fiziksel problemlerinizi halletmenize rağmen isteksizliğiniz devam ediyorsa, bu konuyu eşinizle konuşun. Size biraz daha zaman tanımasını ve anlayış göstermesini isteyin. 

  anasayfa














YETİŞKİN PSİKOLOJİSİ SORUNLARI





































İŞ YAŞAMI PSİKOLOJİSİ SORUNLARI








CİNSELLİK




















 
 

Sitedeki tüm yazılar Uzman Psikolog Alanur Özalp'e aittir. Tüm hakları saklıdır. İzin almadan kullanılamaz.