2
1

2
1


2
ÇOCUK PSİKOLOJİSİ SORUNLARI
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1


2
1

2
GENÇLİK PSİKOLOJİSİ SORUNLARI
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1


2
1

2

BEYOĞLU BELEDİYESİ İLE BİRLİKTE GERÇEKLEŞTİRDİĞİMİZ MUTLU AİLELER MUTLU ÇOCUKLAR SEMİNERLERİMİZİ TAMAMLADIK.
1

2
1

 

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu çocuklarda en yaygın olarak bilinen sorunlardan biridir. Bu durumun okul çağındaki popülasyonunun yaklaşık %3 ile %10'unu etkilediğinden söz edilmektedir. Bu durum, dikkatsizlik, hiperaktivite, dürtüsellik tepkileriyle tanımlanmaktadır.
Tedavisinde davranışsal yaklaşımların yanı sıra ilaç da kullanılabilmektedir. Bazı durumlarda da her iki yaklaşım birlikte uygulanmaktadır.
Araştırmacılar erkek çocuklarda daha fazla görüldüğüne işaret etmektedir. Yine yapılan çalışmalar ergenlik ve yetişkinlikte de devam ettiği yönündedir.
Belirtileri, semptomları; dikkatsizlik, hiperaktivite ve dürtüselliktir. Tanı konulabilmesi için bu üç alanda Amerikan Psikiyatri Birliği'nin DSM-IV kriterlerinden altı veya daha fazlasının, en az altı ay bulunmuş olması gereklidir. DSM-IV semptomları 7 yaşından önce görülmüş olmalıdır.
Dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğunun nedenini açıklayan herhangi bir tek faktör bulunmamakla birlikte, yapılan araştırmalar biyolojik temelleri olduğuna işaret etmektedir. Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunda genetiğin söz sahibi olduğuna ilişkin güçlü kanıtlar elde edilmiştir. Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan ebeveynlerin yaklaşık yarısı bu bozukluğu olan bir çocuğa sahiptir. Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan çocukların %10 ile % 35'inin böyle olan birinci dereceden akrabası olduğu saptamıştır. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun yarattığı yük, tedavi edilmeyen kişilerde düşük nitelikli akademik başarıya, düşük mesleki statüye, madde kullanımı ve suç işleme riskini artırabilmektedir.

Dikkatsizlik Semptomları:

1. Çoğu zaman dikkatini ayrıntılara veremez ya da okul ödevlerinde, işlerinde ya da diğer etkinliklerde dikkatsizce hatalar yapar.
2. Çoğu zaman üzerine aldığı görevlerde ya da oyun etkinliklerinde dikkatini sürdürme güçlüğü çeker.
3. Doğrudan kendisine konuşulduğunda çoğu zaman dinlemiyormuş gibi görünür.
4. Çoğu zaman talimatları izlemez ve okul ödevlerini, ufak tefek işleri ya da işyerindeki görevlerini tamamlayamaz. Çoğu zaman üzerine aldığı görevleri ve etkinlikleri düzenlemekte zorluk çeker.
5. Çoğu zaman sürekli mental çabayı gerektiren ( okul ödevleri veya ev ödevleri gibi) görevlerden kaçınır, bunları sevmez ya da bunlarda yer almaya karşı isteksizdir.
6. Çoğu zaman üzerine aldığı görevler ya da etkinlikler için gerekli olan şeyleri kaybeder (Oyuncaklar, okul ödevleri, kalemler, kitaplar veya araç-gereçler)
7. Çoğu zaman dış uyaranlarla dikkati kolaylıkla dağılır.
8. Günlük etkinliklerinde çoğu zaman unutkandır.
Hiperaktivite-Dürtüsellik Semptomları
Hiperaktivite
1. Çoğu zaman elleri ayakları kıpır kıpırdır veya oturduğu yerde kıpırdanıp durur.
2. Çoğu zaman sınıfta ya da oturması beklenen diğer durumlarda oturduğu yerden kalkar
3. Çoğu zaman uygunsuz olan durumlarda koşuşturup durur veya tırmanır ( ergenlerde veya erişkinlerde öznel huzursuzluk duygularıyla sınırlı olabilir)

DSM-IV
1. Çoğu zaman sakin bir biçimde oyun oynama veya boş zaman etkinliklerine katılma zorluğu vardır
2. Çoğu zaman "hep hareket halindedir" ya da bir motor tarafından hareket ettiriliyormuş" gibi davranır.
3. Çoğu zaman çok fazla konuşur.
DÜRTÜSELLİK
1. Çoğu zaman sorulan sorular tamamlanmadan cevabını yapıştırır
2. Çoğu zaman sırasını bekleme güçlüğü vardır.
3. Çoğu zaman başkalarının sözünü keser ya da zorla araya girer.( örn konuşmalarına veya oyunlarına burnunu sokar)
DEHB'NİN OKUL PERFORMANSI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
. Üretkenlik ve motivasyon sorunları
. Fikir ve duygularını ifade edebilme yeteneğinde azalma
. Çalışan bellekte azalma
. Konuşmada bozukluklar
. Sözel muhakeme sorunları
DEHB'NİN DAVRANIŞININ GELİŞİM ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
. Sınıfta fena davranış
. Düşük nitelikli akademik başarı
. Özel eğitim gereksinimi ( özel ders ve özel eğitim)
. Okul dışı kalma (uzaklaştırılma veya atılma)
. Sınıfta kalma
. Liseden mezun olamama

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunun ekonomik etkisi, onların ailelerinin de ötesine ulaşabilmektedir. Aileler yüksek düzeyde stres, kendini suçlama, sosyal izolasyon, depresyon ve evlilik anlaşmazlıkları yaşayabilmektedirler.
Bu çocukların annelerinin sık sık işlerini bırakmak zorunda kaldıkları yada çalışmama yolunu seçtikleri gözlenmiştir. Yaşadıkları stresten dolayı ebeveynlerin iş veriminde sorunlarla karşılaştığı ve iş devamsızlığında artış yaşadığından söz edilmektedir.
Tanı ve izleme; tanı için çok sayıda kaynaktan bilgi toplanmalıdır. Öncelikle ebeveyn ve öğretmenlerden bilgi alınmalıdır. Çoğunluğunda dikkatsizlik hiperaktivite ile birlikte görülür. Bazı durumlarda da bu iki durumdan biri daha baskın olabilmektedir. Son bir durumda tanı kriterlerinin tam karşılanmadığı durumdur.
Tipleri;
1. Birleşik Tip: dikkatsizlikle ilgili altı veya daha fazla semptomla hiperaktiviteyle ilgili altı veya daha fazla semptom en az altı aydır geçerli ise.
2. Dikkatsizliğin Baskın Olduğu Tip: En az altı veya daha fazla dikkatsizlik semptomu ile altıdan az hiperaktivite semptomu altı ay süre ile devam etmişse.
3. Hiperaktivitenin Baskın Olduğu Tip: Altı veya altıdan fazla hiperaktivite semptomu ile birlikte altıdan az dikkat eksikliği semptomunun en az altı ay devam etmesi.
4. Başka Türlü Adlandırılamayan Tip: Kriterleri tam karşılamayan ama belirgin dikkatsizlik veya hiperaktivite semptomları ile gözlenen tiptir.

Semptomların Değerlendirilmesi ve İzleme:
Tanıda ölçekler, çeklistler, ebeveyn ve öğretmen anketleri kullanılmaktadır. Semptomların sıklık ve şiddetindeki değişiklikleri izlemede gerekmektedir.
Conners ölçekleri, çocukluk çağı davranış sorunlarının tanısı ve izlenmesi için kullanılan popüler araçlardır. SKAMP derecelendirme ölçeği değerlendirmek üzere geliştirilmiştir. Bu değerlendirmede, her bir hedef davranış 7 puanlık bir ölçek üzerinde derecelendirilir. SNAP-IV ise DSM-IV deki semptom tanımlarından türetilmiştir.
Dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğunda tabloya eşlik eden başka bozukluklarda vardır.

Tedavi:
Davranışa yönelik tedaviler hem aileler hem de öğretmenler için gereklidir. Ebeveynlerin tutarlı ve uygun disiplin yolları kullanmasını öğreten tedaviler, evdeki davranışın düzelmesinde son derece yararlı olabilirler.
Tedavinin okulla ilgili olarak yapılan kısmı:
1. Okul başarısının artmasını sağlamaktadır.
2. Sınıftaki davranışları düzeltmeye ve arkadaş ilişkilerini düzeltmeye yöneliktir.
3. Dikkat dağıtabilecek olan unsurların minimum düzeye indirilmesi gerekmektedir.
4. Beklentilerin iyi tanınması ve tanımlanması gerekmektedir.
5. Tutarlı, zamanında ve düzenli geri bildirim çok düzeltici olmaktadır.
6. Ebeveyn, öğretmen ve terapist ilişkisinin düzenli ve açık olması önemlidir.
Tedavide davranışçı yöntemlerle ilaç tedavisinin bir kombinasyonunun daha işe yaradığı bilinmektedir. Tedavide çeşitli ilaçlar kullanılmaktadır. Günümüzde tek doz olarak kullanılan ilaç seçenekleri Türkiye'de kullanıma sunulmuştur. Aileler ilaç kullanımından rahatsızlık duyduklarını dile getirmektedirler. Bir diğer faktör ise önce kullanılan ilaçların etki sürelerinin 2 ile 3 saatle kısıtlı olmasıdır. Bu durum çocukların okula giderken ilacı kullanmalarını zorlaştırmaktadır.
1. Bu durum ilacın günde 2 ile 3 kez alınmasının gerektirebilmektedir. Bu da ilacın etkilerinin gün boyunca azalıp çoğalmasına neden olmaktadır. Sabah alınan ilacın etkisi öğlene doğru azalmaktadır. Sabahın son saatlerindeki derslerde dikkatsizlik artabilir. Gün ortası ilacı etkisini yitirmeye başladığında çocuk ev ödevlerini yaparken zorlanabilmektedir.
2. Bu çocuklar zaten unutkan, dalgın çocuklar oldukları için ilacı almayı veya ikinci dozu almayı unutabilirler. Bu çocukların ailelerinde de unutkan bireyler olabildiği için ilacı almayı unutma gözlenebilmektedir.
3. Bu tür ilaçlar kırmızı veya yeşil reçete ile satıldıkları için aileyi tedirgin edebilmektedir. Böyle bir ilacın içilmesi öğretmen tarafından endişe ile karşılanabilmektedir. Örneğin öğretmenler ufacık çocuğa bu yaşta kırmızı reçeteye tabi ilaç verilmesi ne derece doğrudur diye endişelerini dile getirmektedirler.
4. İlaç alıyor olmak bazen çocukların aileleri tarafından çocukları damgalanıyormuş gibi algılanmaktadır. Çocuklarımıza ve bize okul idaresi, öğretmenler artık ön yargılı bakıyorlar diye endişelerini söylemektedirler. Öyle bir ön yargı gelişmektedir ki bu ön yargı, çocuğun yapmadığı olumsuz ve tatsız durumlarında çocuğun üzerinde kalmasına yol açıyor diye dert yanmaktadırlar.
5. İlaç alan çocukların kendileriyle ilgili kimlik algıları düşmüş olabilmektedir. Arkadaşlarıyla zaten sorunlar yaşamaktadırlar. İlaç aldıkları duyulduğunda arkadaşlarının alaylarına veya olumsuz tepkilerine daha fazla maruz kalabilmektedirler. Bu durum sorunlu olan ilişkilerindeki sorunları daha fazlalaştırabilmektedir.
Günümüzde kullanılan tek doz ilaçlar ise yukarıda saydığımız ilaç almaktan dolayı ortaya çıkan sorunları ortadan kaldırabilmektedir.

 

İçindekiler












 
Temmuz 2018
  Pzt     Sal     Çrş     Prş     Cum     Cts     Pzr  
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


YETİŞKİN PSİKOLOJİSİ SORUNLARI





































İŞ YAŞAMI PSİKOLOJİSİ SORUNLARI








CİNSELLİK




















 
 

Sitedeki tüm yazılar Uzman Psikolog Alanur Özalp'e aittir. Tüm hakları saklıdır. İzin almadan kullanılamaz.