2
1

2
1


2
ÇOCUK PSİKOLOJİSİ SORUNLARI
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1


2
1

2
GENÇLİK PSİKOLOJİSİ SORUNLARI
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1


2
1

2

BEYOĞLU BELEDİYESİ İLE BİRLİKTE GERÇEKLEŞTİRDİĞİMİZ MUTLU AİLELER MUTLU ÇOCUKLAR SEMİNERLERİMİZİ TAMAMLADIK.
1

2
1


DİKKAT VE HİPERAKTİVİTE SORUNLARI

Metin annesinin üçüncü çocuğu, annesi onu diğer ikisinden tamamıyla farklı olarak tanımlıyor. Bebek iken çok az uyur ve sürekli ağlarmış. Yürümek üzereyken, aynen bir motor üzerindeymiş gibi gidermiş. Şu anda 9 yaşında, öğretmeni onu düzensiz, karışık ve kıpır kıpır olarak tanımlıyor. Annesi evde hareket etmeden biraz bile oturamadığını söylüyor. En sevdiği TV programı ya da yemek için bile oturmuyor. Hala o kadar düzensiz ki annesi onu sabahları giydirmese, okula zamanında yetişemeyecek. Metin'i okul psikologu test etti. Yapılan test Metin'in düşünmeden cevap verme eğilimi ve dikkatinin dağılması yüzünden çok zor oldu. Psikolog zekâsının normal olduğunu fakat okumasının, hecelemesinin ve aritmetiğinin ortalama sapmanın altında olduğunu buldu. Metin hareketliliği yüzünden bir çocuk doktoru tarafından incelendi fakat bir neden bulunamadı.
Bu bölüm öğrenmenin iki ayrı alanını inceler: dikkat ve düzenleme organizasyonu. Her iki alanda da zorluklar tek başına olabildiği gibi, belirli öğrenme zorluklarının diğer formlarıyla da birlikte bulunabilir. Dikkat Zorluğu ve Hiperaktivite Dikkatini başka tarafa çekmek için yapılanları dikkate almama ve bir aktivite üzerine odaklanma becerisi çocukların büyüdükçe azar azar geliştirdiği bir beceridir. Emekleyen ve ilkokula yeni başlayan çocuklarda dikkatin başka taraflara çekilmesi normaldir fakat 'seçmeli dikkat' çocuk okula başladıktan sonra artar. Bazı çocuklar seçmeli dikkati öğrenmekte önemli zorluklar çekerler. Sonuç olarak kolayca dikkatleri dağılabilir ve ödevlerle fazla uğraşmazlar. Eğer bu önemli bir problem ise dikkat noksanlığı olarak tanımlanabilir. Böyle çocuklar huzursuz ve aşırı hareketli olabilirler. Hiperaktivite teriminin oluşmasına neden olan bu huzursuzluktur.

(Hiper yunanca "üzerinde " demektir). Hiper aktivite çok yönlü bir terimdir.
Birincisi çocukta aktivitenin yüksek olması için birçok sebep vardır, sinirlilik, can sıkıntısı, düşük kendine saygı ve düzensiz ya da akıl karıştırıcı bir çevre gibi. Bu nedenle problemi tamamıyla çocuğa yüklemek doğru olmayabilir.

İkincisi aktivitenin hangi derecesinin aşırı olarak kabul edilmesi konusunda zorluklar vardır. Bu konuda fikirler değişiktir. Kuzey Amerika'da sadece bir durumda gösterilen dikkat bozukluklarını dereceli olarak kullanma eğilimi vardır. Diğer yandan İngiltere'de birçok durumda tespit edilen aşırı hareketlilik terimi kullanılır. Bu demektir ki Kuzey Amerika'da çocukların %10' u hiperaktiftir, fakat bu oran İngiltere'de %2'dir.
Bu kitapta, İngiltere standartları kullanılacak ve hiperaktivite teşhisinin dikkatle yapılması uygun olacaktır. Aslında bir çocuğun dikkatsiz, düşünmeden karar veren ya da aşırı hareketli olup olmadığını inceleyecek farklı değerlendirmeler vardır. Bu durumda klinik kriterlere dayanarak konuşulur. Hiperaktivite teşhisi; çocuk hakkında dikkatle bilgi toplandıktan ve deneyimli bir psikolog tarafından incelendikten sonra konmalıdır. Bu inceleme dönem dönem yapılmalıdır. Çocuğun okuldaki davranışları hakkında öğretmeninin fikirlerini almak çocuğun incelenmesinde yararlı olacaktır. Duygusal ve çevresel stresler ve bütün diğer olası sebepler aranıp, çıkartıldıktan sonra ancak hiper aktivite teşhisi konulabilir. Bu şekilde teşhis edilirse, hiperaktivite, belirli öğrenme zorluklarının diğer çeşitleri gibi erkeklerde yaklaşık beş kez daha fazla görülür. Genellikle ailenin diğer üyelerinde de benzer bir durumun olduğu izlenir. Dikkat dağınıklığı ya da tek başına olabilir ya da öğrenme zorluklarının diğer çeşitleriyle birlikte de bulunur. Böyle çocukların teşhisinde en önemli kriterlerden biri ödevleriyle çok fazla uğraşmamalarıdır. Genellikle başladıkları bir şeyi bitiremezler. Kolayca dikkatleri dağılır, dinlemiyor gibi görünürler, okul ödevlerine ve diğer dikkat gerektiren görevlere konsantre olamazlar. Sevdikleri bir oyunu bile bitirene kadar oynayamazlar. Kontrol güçlüğü çekerler, düşünmeden hareket edebilirler, sınıfta bağırabilirler ve grup aktivitelerinde sıranın kendilerine gelmesini bekleyemezler. Bu gibi çocukların diğer bir kriter de huzursuzluklarıdır. Aşırı biçimde kıpırdanıp durabilirler, az uyurlar ve bütün gün hiç durmadan hareket ederler. Hiperaktif çocuklarla yaşamak aileleri çok zorlar hatta tüketir. Çocuğunuzun davranışlarının, sizin veya onun hatası olmadığını ve onun beklentileri gerçekleştirmede güçlükler çektiğini unutmayın. Çocuğunuz için hedefler belirlemeniz önemlidir. Örneğin, ilk olarak sofrada sadece beş dakika kalkmadan oturmasını isteyin, daha sonra beklentilerinizi azar azar arttırın. Hedefler başarıldığında onu bol bol ödüllendirin. Aktif oyunlarla ona ekstra enerjisini harcayacak bir olanak sağlayın. Yüzmekte, yüklenilen fazla enerjiden kurtulmanın iyi bir yoludur. Yağmur yağsa bile dışarı çıkmasına izin verin. Yağmur ona bir şey yapmayacaktır fakat uzun sürelerle evde kalması, herkes için tüketici olacaktır. Eğer mümkünse kısıtlayıcı, kafa karıştırıcı ve özendirici olmayan yerlerde çocuğunuz etkileniyorsa götürmeyin. Çocuğunuza bir şey anlatırken, dikkatinin sizde olduğundan emin olun. Ona yavaşça dokunmak ve size bakmasını sağlamak önemli olabilir. Konuşurken yavaş yavaş konuşun ve her cümleden sonra susun. Çocuk doktoru bu durumu fark ettiğinde sizi bir psikologa yönlendirecektir. Psikologlar, çocuklarında hiperaktivite olan ailelere profesyonelce yol gösterirler. Bu psikolog; size çocuğun davranışını idare etmek, istenilen davranışları desteklemek, istenmeyen davranışları engellemek konularında yardımcı olacaktır.
Dr. Ben Feingold'un hazırladığı diyetler, medya ve aile gruplarında kabul görmüştür. Bu diyetler, yapay renklendirme öğeleri içeren ve doğal olarak fazla hareket sağlayan yiyecekler ve meyvelerin alınmamasını içerir. Bu uygulamalar sonucunda diyetin, aşırı hareketlilikte, düşünmeden karar vermede, ödev ilgisizliğinde ve dikkat dağılmasında küçük de olsa işe yaradığı görülmüştür. Diyeti katı bir şekilde uygulamak zordur. Bir kaç aile diyetin yardımcı olduğunu savunurken, birkaçı da hiçbir işe yaramadığını savunmaktadır. Eğer çocuğunuzda başarı sağlayacağına inanıyorsanız diyet uygulamamanız için hiçbir sebep yoktur.
Hiperaktivite tedavisinde ilaç kullanmak da bir başka tartışma konusudur. 1937'de hiperaktivitesi olan çocuklarda kullanılan teşvik edici bir ilaçtan söz edildi, bu ilaç bazı çocukları yavaşlatıyordu. O zamana kadar, hiperaktivite teşhisi koymak için birtakım teşvik edici ilaçlar kullanılıyordu. Günümüzde doktor kontrolünde verilen ilaçlardan kullanan çocuklarda, %70 oranında iyileşme gözlenmektedir. İlaçlar davranışlara olumlu etki eder. Daha iyi dikkat sağlar. Okul başarısında gelişme gözlenir. Davranışın düzelmesi akademik başarıyla birlikte yürür. Bu ilaçlar iştahı azaltabilir. Davranışları idare edilebilirler ve hiperaktivitenin az olduğu çocuklarda başarılı olabilir. Bu durumda ilaçla birlikte davranış değişiklikleri teknikleri de uygulanmalıdır. Hiperaktivitesi olan her çocuk ilaca cevap vermeyebilir. İlaçların etkili olup olmadığını incelemenin en iyi yolu, öğretmenin çocuğun performansını gözlemlemesidir. Dört haftalık bir dönem sonunda, ilaç, doktor, öğretmen ve ailenin bildiği bir programa göre verilir. Bu süre boyunca öğretmen çocuğun hareketlerini günlük olarak kaydeder. (Öğretmen 1973'te C. Keith Conners tarafından hazırlanan skala gibi bir skala kullanılabilir.) Bu dönemin sonunda, öğretmen ve aile onun yazdıklarıyla, ilacın veriliş düzenini karşılaştırırlar. Çocuğun hareketleri ilaç kullandığı günlerde önemli gelişmeler göstermiş olmalıdır. Doktorun yapacağı yeterli bir açıklamadan sonra her öğretmen böyle bir incelemede yer almak ister. Bir çocuğu ilacı almadan önce ve sonra ihtiyacı olup olmadığını anlamak için test etmek sorgulanabilir bir alternatiftir. Kısa bir dönemde çocuğun performansını etkileyebilecek birçok faktör bulunabilir. İlaç verme kararı kısa dönem değişiklikleri taban alınarak verilmemelidir. İlaç genellikle hafta sonları ve tatillerde değil, okul günlerinde verilir. Tedavi bir çocuk psikiyatristinin kontrolü altında sürdürülmelidir ve ihtiyaç kalmayınca kesilmelidir. İlaç daima aile tarafından verilmelidir, çocuğun kontrolüne bırakılmamalıdır.

ORGANİZASYON VE SIRAYA KOYMA GÜÇLÜKLERİ

Organizasyon nesneleri ya da düşünceleri düzgün sıraya koyma becerisidir. Bu alandaki zorluklar, belirli öğrenme zorluklarını yaşayan çoğu çocukta yaygın olarak bulunur. Okuma ve heceleme gibi alanlarda bir bozukluk oluşmasında rol oynayabilir. Düzenleme organizasyonunda önemli bir gecikme olan çocuklar, ardı ardına sıralanan direktifler, sayı saymak, saati söylemek, takvim kullanmak, günün programını bilmek gibi işlerde güçlük çekerler. Böyle bir çocuk genellikle, hızlı giyinmekte, okul için doğru kitapları hazırlamakta, doğru sınıfa gitmekte ve karışık bilgileri takip etmekte güçlükler yaşar. İmla hatalarının bir sonucu olarak "bab" yerine "baab" ya da "süt" yerine "stü" gibi yanlış şeyler yazabilir. Bu güçlük, zayıf kavramadan ya da zayıf duymadan kaynaklanmamaktadır. Çocuğun becerilerini belirleyecek bir inceleme yapılırsa, çocuğun önemli zorluklarının neler olduğu ve diğer benzer sebepler ortaya çıkartılır.

Düzenleme Organizasyonu Bozuk Olan Çocuğunuza Nasıl Yardım Edebiliriz?
Böyle zorlukları olan çocuklara, onlara uygun bir program hazırlanarak yardım edilir. Yazılı veya sözlü bir programı hatırlamakta güçlük çeken fakat her gün yapılan şeyleri hatırlayabilen çocuklarda başarılı olur. Resimlerle desteklenmiş, günün programını gösteren bir duvar tablosu, zaman düzenleme zorluğu çeken çocuklar için yararlıdır. Çocuğunuz için haftanın her gününe ait ayrı ayrı kağıtlar olması ve her gün değiştirilmesi daha kolay anlaşılabilir olabilir. Tabloda birbirine benzer işler ve farklı işleri belirtmek için renkleri kullanılan. Çocuğa harflerin sıralarını öğretmek işini siz yapabilirsiniz. Bunu iyi yapabildiğinde, ardı ardına iki harf söylemeyi ve giderek arttırmayı öğretebilirsiniz. Listeleri veya çarpım tablosunu öğretmenin bir yolu da onları bir melodiyle söyletmektir. İyi bilinen melodilere uydurarak haftanın günlerini, mevsimlerin sıralanışını, senenin aylarını öğretebilirsiniz. Çocuklar için hazırlanmış melodili çarpım tabloları kasetleri vardır. Melodiler, çocuğunuzun bir bilgiyi izlemesini, renkleri kullanarak kelime hikaye birlikteliklerini öğrenme kolaylığını sağlar. Çocuk yaptığınız programı izleyemiyorsa başka yollar bulun. Örneğin, TV programını takip etmek, telefon defterlerinden numara bulmak ya da günlük tutmak gibi. Ona sevdiği ufak tefek şeyleri pişirmesi için izin verin. Böylece sırayla her şeyi yapmaya çalışacaktır. Size gün boyunca neler yaptığını anlatmasını ve duyduğu şakaları size tekrarlamasını isteyin. Bütün bu aktiviteler onun düzenleme becerilerini geliştirecektir.

 

 

İçindekiler












 
Eylül 2018
  Pzt     Sal     Çrş     Prş     Cum     Cts     Pzr  
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30


YETİŞKİN PSİKOLOJİSİ SORUNLARI





































İŞ YAŞAMI PSİKOLOJİSİ SORUNLARI








CİNSELLİK




















 
 

Sitedeki tüm yazılar Uzman Psikolog Alanur Özalp'e aittir. Tüm hakları saklıdır. İzin almadan kullanılamaz.