2
1

2
1


2
ÇOCUK PSİKOLOJİSİ SORUNLARI
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1


2
1

2
GENÇLİK PSİKOLOJİSİ SORUNLARI
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1


2
1

2

BEYOĞLU BELEDİYESİ İLE BİRLİKTE GERÇEKLEŞTİRDİĞİMİZ MUTLU AİLELER MUTLU ÇOCUKLAR SEMİNERLERİMİZİ TAMAMLADIK.
1

2
1


.: TÜRK PSİKİYATRİ DERNEĞİNDEN PSİKOLOJİK
ARAŞTIRMALAR :.

Conners Kısa Form Öğretmen ve Ana Baba Derecelendirme Ölçeklerinin Geçerliği 

GİRİŞ

Derecelendirme ölçekleri ve belirti kontrol listeleri çocukların sorun davranışlarını ölçmede çabuk, maliyetine göre etkin ve standart bir yaklaşım sağlar (Angold 1989). Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından kısaca DSM (1994) olarak adlandırılan tanı kılavuzlarının geliştirilip kullanıma sokulması derecelendirme ölçeklerine ilgiyi daha da artırmıştır. Çünkü bu kılavuzlarda psikiyatrik bozukluklar için önerilen tanı ölçütleri, gerçekte belirti listeleridir. Derecelendirme ölçekleri, denek seçimi ve sonuç ölçümleri için 1960?lardan beri kullanılmakta, bu türden araçlara olan talep giderek artmaktadır (Conners 1998). Bu talebi karşılamanın bir yolu başka bir ülkede geliştirilmiş varolan soru listelerini alarak, yeni ortamda eşdeğerliğini araştırmaktır. Verhulst?a göre (1995), bu uyarlama süreci yeni kavramsal yapılara uyan yeni ölçekler yaratma, farklı ülkelerde kullanılmak için yeniden kesme noktaları belirleme, bununla bağlantılı olarak bir olguya tanı koymada farklı ölçütler oluşturma anlamına gelmelidir. Böyle bir uyarlama anlayışı bir yandan farklı ortamlarda sergilenen duygusal ve davranışsal sorunların içindeki kültürel çeşitliliği hesaba katan ölçeklerin geliştirilmesi fırsatını sunmaktadır. Ama öte yandan, uyarlama sırasında özgün ölçeğin içerik ve yapısının kültürler arası kıyaslamaya izin verecek kadar korunması da istenir bir şeydir (Bird 1996, Stanger ve ark. 1994).

Dünyada davranış sorunlarını değerlendirmede yaygın kullanılan araçların başında, başlangıçta ?hiperkinesis?li çocukların ilaç çalışmalarında kullanılmak için geliştirilmiş olan Conners Derecelendirme Ölçekleri (CDÖ) gelmektedir (Conners 1969, 1970, 1973; Goyette ve ark. 1978). Conners, ölçeklerini kısa, puanlaması ve uygulaması kolay olarak düzenlemiştir. Bu nitelikler Conners ölçeklerini, özellikle aynı anda birden fazla ölçek uygulaması gerektiren, zaman ve maliyetin önemli olduğu durumlarda kullanışlı hale getirmektedir. CDÖ?nin hem iç güvenilirlik ve zaman güvenilirliğinin bulunduğu, hem de yordama ve yapı geçerliklerinin olduğu çeşitli çalışmalarda gösterilmiştir (Conners 1990). Araştırmacılar CDÖ için başlıca üç kullanım alanı belirlemişlerdir. Bunlar; çocuklarda görülen sorunlu davranışların saptanmasında  genel bir tarama aracı, belirli bir tanıyı netleştirmek için yardımcı araç ve tedavi sonuçlarının değerlendirilmesinde ölçüm aracı olmasıdır (Giannaris ve ark. 2001). Ölçeklerin çeşitli formları gerek İngilizce konuşan ülkelerde (ör: Trietes ve ark. 1982; Glow ve ark. 1982; Thorley 1983) gerekse diğer kültürlerde yaygın biçimde kullanılmaktadır (O?Leary ve ark. 1985; Shen ve ark. 1985; Holborow ve Berry 1986; Brito 1987; Yao ve ark. 1988; Luk ve Leung 1989; Rosenberg ve Jani 1995; Pal ve ark. 1999; Javo ve ark. 2000; Al Awad ve Sonuga-Barke 2002). Yıllar içinde çeşitli araştırmacılar tarafından CDÖ?nin farklı formları geliştirilmiş ve değişik başlıklar altında sunulmuştur (ör: Adelaide Conners Ana Baba Derecelendirme Ölçeği, IOWA Conners Öğretmen Derecelendirme  Ölçeği, Abbot Hiperkinesis İndeksi) (Glow ve ark. 1982; Loney ve Milich 1982; Cohen 1988). Son olarak CDÖ Conners tarafından  gözden geçirilmiş (Conners 1997), bazı yeni maddeler ve yeni alt ölçekler eklenmiştir (ör: DEHB İndeksi, DSM-IV belirtiler alt ölçeği). Ancak gözden geçirilmiş Conners ölçeklerinin görgül geçerliklerinin henüz yeterince çalışılmamış olduğu belirtilmiştir (Giannaris ve ark. 2001).

Conners ölçeklerinin 1978 yılında yayımlanan kısa formları (Goyette ve ark. 1978) olan 28 maddelik Conners? Öğretmen Derecelendirme Ölçeği (CÖDÖ-28) ve 48 maddelik Conners? Anababa Derecelendirme Ölçeği?ni (CADÖ-48) Türkiye?de kullanmak için 1989 yılında çeviri ve geçerlik çalışmalarını başlattık. Her iki Conners ölçeği de  hiperaktivite, öğrenme ve davranım sorunları ile bağlantılı maddeler içermektedirler. CADÖ-48 psikosomatik sorunlar ve bunaltı için ek maddelere sahiptir. Projenin sürdüğü 1989 ve 1998 yılları içinde iki normal örneklem ve bir klinik örneklem çalışması yapılmıştır. CÖDÖ-28?in yapı geçerliğini ele alan ilk normal örneklem çalışmasının bulguları daha önce yayınlanmıştır (Şener ve ark. 1995). CADÖ-48?in yapı geçerliğini incelemeyi amaçlayan ikinci normal örneklem çalışmasının bulguları 1998?deki 9. Ulusal Psikoloji Kongresinde sunulmuştur. CÖDÖ-28 ve CADÖ-48?in Türkçelerinin ölçüt geçerliğini klinik örneklem üzerinde değerlendirmek için üçüncü çalışma yapılmış ve sonuçları 1997?deki Ulusal Çocuk Psikiyatrisi Kongresi?nde bildirilmiştir. Klinik çalışmada ikinci yazar tarafından klinik görüşme temelinde her bir deneğe DSM-IV?te dikkat eksikliği yıkıcı davranış bozuklukları başlığı altında toplanan tanı sınıflarına ilişkin ölçüt puanları verilmiştir. Bu puanlar Conners alt ölçeklerinin yordama geçerliğinin incelenmesinde klinik ölçüt olarak hizmet etmiştir. Bu makalede iki Conners ölçeği üzerindeki üç çalışmanın verilerine dayanarak CDÖ Türkçe alt ölçeklerinin psikometrik özelliklerinin belirlenmesi ve uyarlaması için kullanılan istatistiksel işlemler ve sonuçları topluca sunulmaktadır

YÖNTEMLER

Kısaltılmış CDÖ?nin özgün formları (Goyette ve ark. 1978) araştırmacılar tarafından Türkçeye çevrilmiş, çevirinin yeterliği hem İngilizceye geri çeviri hem de öğretmenlere ve anababalara ön uygulama ile kontrol edilmiştir.

Denekler ve İşlem

CÖDÖ-28?in normal örneklemini 1991 yılında Ankara?daki sekiz ilkokuldan alınan 1539 öğrenci oluşturdu. Öğrenciler bu ölçek üzerinde sınıf öğretmenleri tarafından derecelendirildi. Öğrencilerin % 51.9?u erkek, % 48.1?i kız olup, yaşları 5 ile 13 (Ortalama=8.9, SS=1.5) arasında değişmekteydi. CADÖ-48 normal örneklemini ise ertesi yıl Ankara?nın çeşitli ilkokullarından alınan 954 öğrenci oluşturdu. Öğrenciler bu ölçek üzerinde anne veya babaları tarafından derecelendirildi. Öğrencilerin % 53.1?i erkek, % 46.9?u kız olup, yaşları 6 ile 13 (Ortalama=8.98, SS=1.36) arasında değişmekteydi. Boş bırakılmış maddeleri olan formlar değerlendirmeye alınmadı. Bu nedenle örneklem sayıları tamamlanmış form sayılarını belirtmektedir.

Klinik örneklem Gazi Üniversitesi Çocuk Psikiyatrisi polikliniğinde Dikkat Eksikliği Yıkıcı Davranış Bozuklukları tanılarıyla tedavi almakta olan 270 (% 74.8 erkek, % 25.2  kız) çocuğu kapsamaktadır. Örneklemin ortalama yaşı 10.6 (Aralık=6-16, SS=3.3) yıldır. Her katılımcı çocuk CÖDÖ üzerinde öğretmeni tarafından, CADÖ üzerinde anne veya babası tarafından ve bu çalışma için özel hazırlanmış DSM-IV (1994) ölçüt formu üzerinde çocuk psikiyatristi olan ikinci yazar tarafından derecelendirilmiştir. DSM-IV (1994) Dikkat Eksikliği Yıkıcı Davranış Bozuklukları bölümü dört ölçüt setinde toplanmış 39 tanı ölçütünü içermektedir. Bunlar: Dikkat Eksikliği (DE), Hiperaktivite/Ataklık (H/A), Karşı Gelme Bozukluğu (KGB) ve Davranım Bozukluğu (DB) ölçüt setleridir. Bu çalışmada kullanılan derecelendirme formu klinisyenin klinik değerlendirme temelinde 39 ölçütü tek tek derecelendirmesine izin verecek biçimde düzenlenmişti. Dolayısıyla bu form üzerinde klinisyen tarafından gerçekleştirilen derecelendirmelere dayanılarak deneklerin DE, H/A, KGB ve DB için tanı ölçüt puanları hesaplandı. Ayrıca DSM-IV?te önerilen kesme noktalarının uygulanması yoluyla (DE için 8 ölçütten 6?sı, H/A için 9 ölçütten 6?sı, KGB için 8 ölçütten 4?ü ve DB için 15 ölçütten 3?ü) deneklerin  klinik tanıları yeniden gözden geçirildi. Bu işlemin sonunda, 117 hastanın (% 43.3) DE, 132 hastanın (% 48.9) H/A, 95 hastanın (% 35.2) KGB ve 135 hastanın (% 50.0) DB ölçütlerini karşıladığı belirlendi. Topluca bakıldığında, 270 hastanın 127?si (% 47.0) sadece bir ölçüt setini doldururken, 143?üne (% 53.0) birden fazla tanı konmuştur. Tanıların ve eştanıların oranları Şekil 1?de görülebilir. DSM-IV DE, H/A, KGB ve DB tanı ölçüt seti puanları CDÖ maddelerinin psikometrik niteliğini ve alt ölçeklerin ölçüt geçerliğini incelemede araç olmuştur.

BULGULAR

Faktör çözümleri ve alt ölçeklerin uyarlanması

CÖDÖ-28: Örneklemin tümü üzerinde uygulanmış olan faktör çözümlemesi, davranım boyutunu hiperaktivite boyutundan ayrıştırmada başarısız olmuş ve bu iki davranışsal boyut birinci faktörde kaynaşmıştı. Bu sorunu çözmek için örneklem cinsiyet ve yaşlarına (öğrencilerin ortalama yaşının 8.9 olması nedeniyle ?8 veya az/9 veya çok? olarak ikiye ayrılarak) göre  dört gruba bölünmüş ve çözümlemeler her bir grup üzerinde ayrı ayrı uygulanmıştı. Bu yöntemle her bir alt grupta davranım ve hiperaktivite boyutlarının ayrı faktörler oluşturarak birbirinden ayrışmasının mümkün olduğu görülmüştü. Ancak ölçeğin dokuz maddesinin her bir grupta değişik faktöre kayması örneklemin genelinde gözlenen ayrışmamanın kaynağının bu yer değiştiren maddeler  olabileceği izlenimini doğurdu.Tüm örneklem ve dört alt-örneklem üzerinde uygulanan çözümlemeler üç faktörün ölçeğin ana çatısını oluşturduğunu göstermişti: Hiperaktivite (H), Dikkat Eksikliği/Edilginlik (DE/E), Davranım Sorunu (DS) ) (Şener ve ark. 1995). Bu çalışmada, CÖDÖ-28 alt ölçeklerinin madde yapısını değerlendirebilmek için faktör çözümü ve klinik veri Tablo 1?de birleştirildi. Tablo hazırlanırken sadece büyük faktörler hesaba katıldı ve herhangi bir madde dört yaş/cinsiyet grubundan en az üçünde belli bir faktöre yükleniyorsa, o faktör ilgili boyut ile bağlantılı olarak kabul edildi ve buna göre listelendi. İki çalışmanın birleştirilmiş verilerine göre, özgün DE/E alt ölçeğinin sekiz maddesinden altısı alt ölçeğin Türkçe formu için de uygundur. Özgün DE alt ölçeğinin kalan iki maddesi Türkçe DE/E alt ölçeğinden çıkartılmıştır. Çünkü 27. madde klinik örneklemde DSM-IV DE kriter skoru ile ilişkili değildir ve 9. madde çoğu normal grupta DE/E faktörü ile yüklenmemiştir. Özgün H alt öçeğinde de içerilen yedi maddeden altısının Türkçe H alt ölçeği için de nitelikli olduğu görülmektedir. Normal örneklem çalışmasında H faktöründen çok DS faktörü ile bağlantısı olması 8. maddenin Türkçe H alt ölçeğinden dışlanmasına yol açtı. DS alt ölçeğinde ise özgün alt ölçekte yer alan sekiz maddeden sadece üçü alt ölçeğin Türkçe formuna dahil edildi. Bizim verilerimiz özgün alt ölçekte içerilmeyen üç maddenin Türkçe DS  alt ölçeğine dahil edilmesini gerektirdi.

CADÖ-48: Tüm normal örnekleme uygulanan temel bileşenler faktör çözümlemesi özdeğeri 1.0 veya daha fazla onbir faktör ortaya çıkardı. CADÖ-48?in özgün formunun faktör çözümlemesi çalışmasında beş faktör elde edilmesi ve bu faktörlerden beş alt ölçeğin türetilmesi (Goyette ve ark. 1978) nedeniyle, bizim verilerimizin özgün verilerle ne ölçüde uyuşma içinde olduğunu değerlendirebilmek için sadece ilk beş faktörü varimaks döndürmeye sokmayı tercih ettik. Tüm normal örnekleme ve ayrıca kız ve erkeklerden oluşan alt örneklemlere uygulanan çözümlemelerin bulguları (Tablo 2), bizim çalışmamızda beşli çözümleme sonucu gözlenen faktörler ve madde içeriklerinin özgün çalışmada elde edilenlere yakından benzediğini göstermektedir: Davranım Sorunu (DS), Ataklık/Hiperaktivite (A/H), Öğrenme  Sorunu (ÖS), Kaygı (K), Psikosomatik (PS). Goyette ve arkadaşlarının (1978) özgün çalışmasında gözlenen faktörlerin madde içerikleri ile bizim çalışmamızda gözlenenler arasında benzerlik olsa da, A/H faktörü dışındaki faktörlerin madde içeriklerinin tam uyuşmaması, Türkçe kullanım için CADÖ alt ölçeklerini uyarlamaya karar vermemize neden oldu. Normal örneklem çalışmasında belli bir faktör tarafından anlamlı düzeyde yüklenen maddeler alt ölçekler için seçilebilir adaylar olarak kabul edildi ve her bir klinik ölçüt ile korelasyonları hesaplandı (Tablo 2). İzlediğimiz strateji, her iki çalışmada da aynı davranışsal boyutla bağlantılı olduğu gözlenen maddeleri ilgili alt ölçeklere dahil etmekti. Tablo 3?te görüldüğü gibi bu strateji, yedisi özgün ölçeğin maddeleri olmak üzere 11 maddelik uyarlanmış DS alt ölçeğini üretmiştir. CADÖ-48 yoluyla KGB?nun değerlendirmesinin olasılığını incelemek amacıyla DS alt ölçeğinden ayırarak geçici KGB alt ölçeği oluşturulmuştur. Özgün A/H alt ölçeğinin Türkçe kullanım için  mükemmel bir uygunluğu olduğu bulunmuştur. Buna karşın uyarlanmış ÖS alt ölçeği özgün ÖS alt ölçeğinde bulunan iki, bulunmayan üç CADÖ maddesinden oluşmaktadır. Diğer bir deyişle özgün ölçeğin diğer iki maddesi uyarlanmış form için niteliksiz bulunmuştur.

İç Tutarlılıklar

Cronbach?ın alfa katsayılarını tüm CÖDÖ-28 için 0.95 ve CADÖ-48 için 0.90 olarak hesapladık. Tablo 3?te özetlenen güvenilirlik analiz sonuçları CADÖ-48 ölçeğinin ÖS alt ölçeği dışında kalan tüm uyarlanmış alt ölçeklerin yeterli güvenilirlikleri olduğunu göstermektedir. 

Kesme Puanları

Alt ölçeklerin potansiyel kesme puanlarındaki psikometrik özellikleri Tablo 4?te özetlemektedir. CÖDÖ-28 uyarlanmış DE/E alt ölçeğine ilişkin veriler, 9 kesme puanının DE tanılı denekleri olmayanlardan ayırmada alt ölçeğin verimliliğini en yüksek noktaya çıkardığını göstermektedir. CÖDÖ-28 uyarlanmış H alt ölçeğinin verimliliği ikili değerlendirmeleri (tanı var/yok) yordamak için tüm potansiyel kesme puanları ile oldukça yüksek olmaktadır. Buna karşın CÖDÖ-28 uyarlanmış DP alt ölçeğinin DSM-IV KGB veya DB tanılarını yordamaktaki verimliliği kesme puanı ne olursa olsun düşük bulundu. CADÖ-48?e gelince, DSM-IV tanıları alan ve almayan denekleri ilgili uyarlanmış alt ölçeklerle doğru biçimde ayrıştırma oranı ÖS  için % 70, DE/E için % 75, DS  alt ölçeği için % 80?e ulaşmaktadır. KG alt ölçeğinin denenen tüm kesme puanlarında verimliliği oldukça düşük düzeylerde kalmaktadır. 

Regresyon Çözümlemeleri

Tablo 5 hem özgün hem de uyarlanmış CÖDÖ-28 ve CADÖ-48 alt ölçeklerinin DSM-IV tanı ölçüt puanlarını ne derece yordayabildiğini incelemek için yapılan regresyon çözümlemesinin sonuçlarını göstermektedir. Genel olarak, CÖDÖ uyarlanmış alt ölçeklerinin ilgili DSM-IV ölçüt puanları için en iyi yordayıcı oldukları söylenebilir. Dört ölçüt puan seti arasında sırasıyla en yüksek yordamalar H/A puanı için hem CADÖ-A/H alt ölçeği hem de CÖDÖ-H uyarlanmış ve özgün alt ölçekleri ile gözlendi. DSM-IV DE ve DB ölçüt puanları, H/A puanı kadar yüksek olmasa da, denk düşen CADÖ uyarlanmış alt ölçekleri tarafından yeterince yordandı. Buna karşın KGB ölçüt puanı denenen hiç bir alt ölçek tarafından yeterince yordanamadı. Tablo 5?te sunulan veriler özgün ve uyarlanmış CÖDÖ-28 alt ölçeklerinin klinik örneklemde benzer biçimde davrandıklarını göstermektedir. Bu durum, özgün alt ölçeklerdeki kimi maddelerin klinik örneklemde çalışıyor görünmelerine karşın, normal örneklemde uygun faktörle yüklenmemesine bağlı olarak uyarlama sırasında alt ölçekten çıkarılması ile açıklanabilir. Her durumda, klinik ölçüt puanlarını yordamada alt ölçek puanlarının CDÖ toplam puanlarından üstün oldukları ortaya çıktı. 

TARTIŞMA

Bugüne kadar Conners Derecelendirme Ölçekleri çeşitli dillere çevrilmiş ve bu çevirilerin geçerliği çok sayıda faktör çözümleme çalışması ile incelenmiştir. Bizim girişimimizi diğer çeviri-geçerlik-uyarlama çalışmalarından ayıran şey, faktör geçerliği verilerinin yanısıra ölçüt geçerliği verilerinin de kullanılıyor olmasıdır. Bu yaklaşım her bir maddenin farklı örneklemlerde nasıl çalıştığının ve alt ölçeklerin çeşitli kesme noktaları denendiğinde nasıl psikometrik özellikler sergilendiğinin incelenmesine izin verdi. Diğer yandan, faktör çalışmalarının katılımcıları belirlenirken belli bir örnekleme yöntemini izleyememiş olmamız bu çalışmanın en büyük sınırlılığını oluşturmakta ve bulgularımızın genellenebilirliğinini kısıtlamaktadır.

Çalışmalarda gerçekleştirilen çözümlemelerden elde edilen faktör yapılarının özgün formların  faktör yapılarına (Goyette ve ark. 1978) genel olarak benzemesi Türkçe CDÖ?nin yapı geçerliğini desteklemektedir. CÖDÖ?nin tüm örneklem üzerindeki faktör çözümlemesinden çıkan ve beklentimizle uyuşmayan bir bulgu hiperaktivite boyutunun davranımdan ayrılamaması olmuştur. Ancak bu son otuz yıldır yapılan çeşitli geçerlik çalışmalarında sürekli gözlenen bir sorundur (ayrışmama ve/veya yüksek ilişki) (Hinshaw 1987; Conners 1998). Projenin ilk çalışmasında, örneklemin yaş ve cinsiyete göre dört alt örnekleme bölünmesi ve faktör çözümlemesinin görece türdeş alt örneklemlerde gerçekleştirilmesi, hiperaktivite ve davranım boyutlarının birbirinden ayrıştırılabilmesini sağlamıştır (Şener ve ark. 1995). Alt örneklemler arasında faktörlerin madde içeriğinde dikkate değer çeşitlilik olması nedeniyle alt ölçekleri yalnızca maddelerinin faktör yüklenmelerini temel alarak oluşturmanın uygun olmayacağını düşündük.

Conners da hiperaktivite boyutunun davranım boyutundan ayrışmasındaki  güçlüğün açıklayıcı (explanatory) faktör çözümlemesi kullanılmasına bağlı  yöntemsel sorunlardan kaynaklanabileceğini bildirmiştir (1997). Bu sorunu aşmak için, ölçeklerinin gözden geçirilen formlarında örnekleminin yarısına açıklayıcı yarısına da doğrulayıcı (confirmatory) analiz uygulamıştır. Ayrıca alt ölçek maddelerinin seçiminde akılcı bir yol izlemiştir. Buna göre belli bir maddeyi eğer ilgili faktörle en az .30 düzeyinde yüklenmişse ve diğer faktörlerle en çok .10 düzeyinde yüklenmişse bir alt ölçeğe dahil etmiştir. Her ne kadar Conners (1997) boyutların ayrışmamasının çözümünü doğrulayıcı ve açıklayıcı faktör çözümleyici yöntemi birlikte kullanmak olarak görse de, klinik örneklemle yapılan ve bu yöntemleri birlikte kullanan, iki çalışmanın bulguları tanılı çocukları ayırt etmede açıklayıcı çözümleme ile oluşturulan faktörlerin doğrulayıcı çözümleme ile oluşturulan faktörler kadar yeterli (Huss ve ark. 2001) hatta üstün olduğunu göstermiştir (Kumar ve Steer 2003). Bu bulgular istatistik yöntem kadar örneklemin normal veya klinik olmasının da sonuçları etkilendiğini düşündürmektedir.

Küçük farklılıklara rağmen, CADÖ-48 Türkçe formunun faktör yapısı Goyette ve arkadaşları (1978) tarafından bildirilen özgün İngilizce forma oldukça benzemektedir. Özellikle, özgün A/H alt ölçeği Türkçe?de kullanım için tümüyle uygun olduğunu kanıtladı. Ancak ÖS ve DS alt ölçeklerinin uyarlanması gereği ortaya çıktı. Bazı maddeler farklı örneklemlerde çeşitlilik sergilediler. Örneğin; 10. madde (öğrenmede güçlük) normal örneklemde ÖS  faktörü ile 0.47 düzeyinde  yüklenmiş olmasına rağmen klinik örneklemde DSM-IV DE ölçüt skoru ile anlamlı ilişki göstermedi. Bu yüzden, Goyette ve arkadaşlarının (1978) sadece faktör çözümleme verilerine dayanarak oluşturdukları özgün ÖS alt ölçeğinde yer verdikleri bu maddenin uyarlanmış alt ölçekte yer almamasına karar verdik. Yine, bir diğer özgün ÖS alt ölçek maddesini (çabalarından kolayca yılar) DE ölçüt puanı ile anlamlı ilişkisi olmasına rağmen ÖS faktöründen çok, bunaltı faktörü ile bağlantısı nedeniyle uyarlanmış ÖS alt ölçeğinin dışında tuttuk. Diğer yandan, özgün ÖS alt ölçeğine dahil olmayan üç CADÖ maddesi bizim çalışmamızda istenen koşulları karşıladığı için ÖS alt ölçeğinin Türkçe uyarlamasına dahil edildi. Dolayısıyla, beş maddeden oluşan uyarlanmış ÖS alt ölçeğinin özgünüyle yalnızca iki maddesi ortaktı. Bunun yanısıra, 11 maddelik uyarlanmış DS alt ölçeği özgün yedi maddenin tümüne ek olarak dört yeni maddeyi içerdi. CADÖ?nin kısa ve uzun formlarını ele alan geniş bir gözden geçirme temelinde, Giannaris ve arkadaşları (2001) her iki CADÖ formununda genel psikopatojiyi değerlendirmede güvenilir ve geçerli bir araç kabul edilebileceğini, fakat tanıları ayırt edici olamadıkları sonucuna varmışlardı. Ayrıca, hiç bir alt ölçeğin ilgili bozukluğun tanınması konusunda elverişli olduğunu destekleyen kanıt bulamadılar. Bizim çalışmamızda, alt ölçekleri hem faktör çözümleyici hem de klinik çalışma temelinde yapılandırma stratejisi, araştırmacıların her bir maddenin ayırt edici gücünü değerlendirmesine izin vereceği için, uygun göründü. Bu stratejiyi izleyerek uyarlanan alt ölçeklerin ilgili klinik ölçüt puanlarını yordamada özgün alt ölçeklerden bir ölçüde daha verimli olmaları, böylesi bir çifte kontrolun kullanışlı olduğunu düşündürmektedir.   Bu yaklaşımın yeterince ayırdedici ölçekler geliştirilmesine elverip elvermeyeceğinin anlaşılması için daha ileri çalışmalara gerek vardır.

Tüm CDÖ?lerinin Cronbach alfa katsayılarının 0.90 düzeyinde veya üzerinde olması araçların sadece güvenilirliğini değil geçerliğini de desteklemektedir (Nunnally ve Bernstein 1994). CDÖ alt ölçeklerinin biri dışında tümünün yeterli iç tutarlılığa sahip olduğu bulundu. Uyarlanmış ÖS alt ölçeği .70?den düşük alfa katsayısı ile tutarlılık sorununa sahip görünmektedir. Ancak alt ölçekte yer alan beş maddenin hepsi alt ölçeğin toplam puanı ile yeterince ilişkili olduğuna göre, bu sorun  kısmen alt ölçeğin kısalığına bağlı olabilir.

DSM-IV ölçüt puanlarını yordama konusunda CDÖ alt ölçek puanları toplam puanlardan üstün bulundu. Dışavuran davranış dereceleme ölçekleri üzerine bir gözden geçirme makalesi geniş kapsamlı ölçeklerin dar kapsamlı ölçeklerle kıyaslandığında özel bir davranış örüntüsünü anlamak için az derinlik sunduklarını bildirmiştir (Collett ve ark. 2003a). Özel dereceleme ölçekleri uygun biçimde kullanıldıklarında gerek klinik değerlendirme gerekse tanı koyma ve tedaviyi izleme konusunda yararlı araçlardır. Örneğin; IOWA Conners ölçeğinin, sınırlı sayıdaki maddesine rağmen, DEHB olan çocukları klinik olmayan kontrollerden ayırt edebildiği defalarca kanıtlanmıştır (Collett ve ark. 2003b). Bizim bulgularımız da Dikkat Eksikliği ve Yıkıcı Davranım Bozukluklarıyla bağlantılı davranışsal boyutların genel ölçümlerle kıyaslandığında boyuta özgü ölçümlerle daha doğru değerlendirilebildiği anlayışı ile uyumludur.

CDÖ?nin özgün faktör yapısı  yalnızca bizim çalışmamızda değil çeşitli ülkelerde gerçekleştirilen normal örneklem çalışmalarında tam benzerlikte elde edilememiştir. Farklı kıtalardan birkaç örnek olarak; İtalya (O?Leary ve ark. 1985), Hindistan (Rosenberg ve Jani 1995), ve Sudan?da (Awad ve Sonuga-Barke 2002) yapılan çalışmalar gösterilebilir. Bizim düşüncemize göre, CDÖ faktör yapısındaki tutarsızlıktan özellikle normal örneklem çalışmalarında kendini gösteren kültürel farklar sorumludur. Dolayısıyla, alt ölçeklerin madde içeriğini belirlemede ve kesme noktalarını saptamada klinik örneklem verilerini kullanmak bu ölçeklerin klinik verimliklerini belirgin olarak arttırabilir. Conners (1998) bu tutarsızlıkları özgün çalışmada (Goyette ve ark. 1978) uygulanan yetersiz örneklem ve eksik istatistiksel işlemler ile ilişkilendirmektedir. Buna bağlı olarak, CDÖ-R çok daha büyük bir örnekleme ve açıklayıcı olduğu kadar doğrulayıcı faktör analizlerine dayanan bir çeşit akılcı madde seçimi işlemi uygulanarak geliştirilmiştir. DEHB ölçekleri üzerine bir gözden geçirme makalesi CDÖ-R?ın geçerliğini destekleyen yedi çalışmanın varlığını bildirmiştir (Collett ve ark. 2003b). Bu sayı, özgün Conners ölçekleri için son 30 yıl boyunca yayımlanmış psikometrik ve ayrıca kültürlerarası çalışmalarla sağlanan geniş veri tabanı (Wainright 1996) ile karşılaştırıldığında göreceli olarak sınırlı bir veriyi temsil etmektedir.  

Dolayısıyla biz CDÖ-R?ın psikometrik ve kültürlerarası özellikleri evrensel olarak ortaya konana kadar Türk çocukları için uyarlanmış veya özgün CDÖ alt ölçeklerinin kullanılmasını önermekteyiz. Uyarlama sırasında alt ölçeklerin psikometrik özellikleri madde içeriğinde belli değişikliklerle bir ölçüde iyileştirilebilmiştir. Ancak, başta klinik örneklem olmak üzere örneklemlerimizin büyüklükleri sınırlıdır. Bu nedenle okuyucunun, çalışmaların sonuçlarını tamamlanmış veriler olarak görmemesi önerilir.

 geri












 
Eylül 2021
  Pzt     Sal     Çrş     Prş     Cum     Cts     Pzr  
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30


YETİŞKİN PSİKOLOJİSİ SORUNLARI





































İŞ YAŞAMI PSİKOLOJİSİ SORUNLARI








CİNSELLİK




















 
 

Sitedeki tüm yazılar Uzman Psikolog Alanur Özalp'e aittir. Tüm hakları saklıdır. İzin almadan kullanılamaz.