2
1

2
1


2
ÇOCUK PSİKOLOJİSİ SORUNLARI
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1


2
1

2
GENÇLİK PSİKOLOJİSİ SORUNLARI
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1


2
1

2

BEYOĞLU BELEDİYESİ İLE BİRLİKTE GERÇEKLEŞTİRDİĞİMİZ MUTLU AİLELER MUTLU ÇOCUKLAR SEMİNERLERİMİZİ TAMAMLADIK.
1

2
1

 

Aşırı Hareketlilik (Hiperaktivite) Tanımı

Aşırı hareketli çocuklara tıp dilinde "hiperaktif çocuk " adı verilir. Bu tür çocuklara mutlaka yardımcı ve destek olmak, ailelerine yol göstermek gerekmektedir. Bu durum tüm tıp literatüründe açık ve net olarak tanımlanmaktadır. Ülkemizde ise, bu konunun önemi yeni yeni anlaşılmaktadır.
Aşırı hareketliliğin genel özelliklerinin bilinmesi, hem çocuk hem de aile için önemlidir. Öncelikle çocuk açısından çok daha önem içermektedir. Bu çocuklar bazı zorluklar ve güçlükler yaşadıklarının farkındadırlar. Bu konuda amaç; sizlere yardımcı olabilecek birkaç anahtar verebilmektir.
Tanıyıcı özellikler bebeklikten başlayarak anlatılmalıdır ki aileler bebeklerinin özelliklerini ne kadar erken tanırlarsa gelecekte hem kendileri hem de bebeklerinin yaşamı daha da kolay olacaktır. Öncelikle bebeklik döneminin ayırt edici özellikleri; bebeğin aşırı hareketli olması, çok ağlaması, yerinde duramaması, kıpır kıpır olmasıdır. Bu tür bebeklerde özellikle uyku problemleri sık görülmektedir. Ya bebek uykuya dalmakta zorlanır ya da kısa aralıklarla uyanıp ağlama nöbetlerine girer. Bazı bebeklerde uyku problemi dayanılmaz hale gelebilir. Bu genel bir özelliktir.
Gelişmiş toplumlarda aşırı hareketli çocukların özellikleri ve olumsuzlukları yuva öncesinde veya yuvada belirlenerek çözüm üretilir. Ülkemizde ise; eğitim sistemimizde okul öncesi eğitimin zorunlu olmaması ve yeterli sayıda yuva açılamaması nedeniyle bu tür çocuklar ancak ilköğretimde fark edilebilmektedirler. Anaokulları büyük şehirlerde daha yaygın olmasına rağmen kasaba ve ufak şehirlerde yaygın değildir.
Aşırı hareketli çocuk eğer yuvaya gidiyorsa yuvada mutlaka fark edilir. Sonuç olarak, aile çocuğu yuvaya gönderemediyse aşırı hareketli çocuğun fark edilmesi ilkokul birinci sınıfta olmaktadır. Bu defa öğretmen aileye genellikle şöyle bir açıklama yapmaktadır; "Çocuğunuz zeki, hatta fazla zeki ama kurallara uymakta, sınıf içinde sırasına oturmakta çok zorlanıyor. Verilen uygulamalardan ve yazma çalışmalarından çabuk sıkılıyor, özellikle kalemiyle, silgisiyle oynayıp hem arkadaşlarının hem de benim dikkatimi dağıtıyor. Söylediklerimi çok iyi anlamasına rağmen uygulamakta zorlanıyor."
Genel olarak bu çocuklar aşırı hareketlidir, yerinde duramaz, sürekli kıpır kıpırdırlar. Belli bir süre oturduğu yerde kalmakta zorlanır, oturduğunda ise elleri ayakları sürekli hareket eder. Onlar halk arasında "eli dursa ayağı oynuyor" şeklinde tarif edilirler. Sürekli koşar, sık sık oradan oraya gidip gelirler, oldukları yerde rahat duramazlar. O kadar hareketlidirler ki sürekli bir yerlerini sağa sola çarparlar. Örneğin bu çocuklar yuvaya veya ilkokula başladıklarında sıralarında oturmakta çok zorluk çekerler. Böyle bir çocuk ders süresi boyunca oturamadığı gibi, sürekli olarak da hep bir şeylerle oynar. Ya silgisini düşürür, ya arkadaşı ile konuşur ya da çantasını karıştırır. Belli bir yerde sakin durabilme süresi çok azdır. Bu çocuklar evde ve okulda sürekli olarak koltukların, masaların üzerlerine tırmanırlar. Bu aşırı hareket çocuğun bir oyun veya oyuncağı ile oynamasına imkân vermez. Bu çocuklar kendi kendilerini oyalayamazlar. Hem arkadaşlarıyla, hem de okulda sürekli huzur bozucu, dikkati üzerlerine çekecek davranışlar gösterirler. Hiperaktif çocuk ancak birkaç saniye kavga etmeden oynayabilir. Bu sürenin sonunda mutlaka kavga, çekişme veya anlaşmazlık ortaya çıkarır. Onlara bir ebeveyn ya da öğretmen sürekli dur, yapma, etme demek zorunda kalmaktadır. Bu durum çocuktan fazla yetişkini yorar, kızdırır, sinirlendirir. Yetişkinin sinirleri bozulur, gerginleşir. Çocukla beraberken hep bir şey olacak paniği yaşadığından huzursuzluk hisseder. Yetişkin zaman zaman patlama noktasına gelir. Sonra kendine kızar, kendini suçlar. Bu çocuklar cici, akıllı ve kibar olmayı istemelerine rağmen, peş peşe tatsız durumlar yaratırlar. Özellikle misafirlikte anneler çok zorlanırlar. Çocuk türlü bahanelerle sağı solu dağıtarak her şeyi ellemek ister hatta ev sahibinin özel eşyalarını bile karıştırır. Gittiği yerde buzdolabını açmak, yatak odasına girmek, dolapları karıştırmak gibi yapılmaması gereken şeyleri yapar. Böyle hareketler yapan çocuklar olumsuz tepkiler almakla birlikte terbiyesiz ve yaramaz diye de tanımlanabilmektedirler. Dolayısıyla çocuğun yapmadığı suçlar dahi onun üzerine kalabilmektedir. Böyle durumlarda aile ve öğretmen işbirliği içinde olmalı ve gerektiğinde uzman bir psikologdan da destek alınmalıdır.

 

İçindekiler












 
Eylül 2018
  Pzt     Sal     Çrş     Prş     Cum     Cts     Pzr  
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30


YETİŞKİN PSİKOLOJİSİ SORUNLARI





































İŞ YAŞAMI PSİKOLOJİSİ SORUNLARI








CİNSELLİK




















 
 

Sitedeki tüm yazılar Uzman Psikolog Alanur Özalp'e aittir. Tüm hakları saklıdır. İzin almadan kullanılamaz.