2
1

2
1


2
ÇOCUK PSİKOLOJİSİ SORUNLARI
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1


2
1

2
GENÇLİK PSİKOLOJİSİ SORUNLARI
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1


2
1

2

BEYOĞLU BELEDİYESİ İLE BİRLİKTE GERÇEKLEŞTİRDİĞİMİZ MUTLU AİLELER MUTLU ÇOCUKLAR SEMİNERLERİMİZİ TAMAMLADIK.
1

2
1

.: TÜP BEBEK TEDAVİSİNDE PSİKOLOJİK DESTEK :.

Tüp bebek tedavisi gören pek çok çift tedavi öncesi ve sonrasında psikolojik desteğe ihtiyaç duyar. Öncelikle tüp bebeğe karar verme aşamasından başlayarak bu yardım devreye girmelidir. Örneğin eşlerden biri karar verdi de diğeri bu konuda kararsız veya çift bu konuda doktorları ile konuştu. Bu konuyu ailelerine nasıl açacaklar? Aile nasıl bir tepki verecek? Tüm bu konuların sağlıklı bir şekilde değerlendirilmesi önemlidir. Bazı aileler bu durumla ilgili kendilerini de suçlayabilirler. Bazen de eşlerden bu zorluğu yaşayan kişi kendini yetersiz ve aşırı sorumlu hissedebilir. Bu durum ilişkiyi bozabilir. Eşlerden bu durumdan sorumlu olanı, ilişkileride aşırı fedakarca davranarak evliliklerini zora sokabilir. Eşler arası iktidar çatışmaları ortaya çıkabilir.
     Karar verildikten sonraki aşamada tedavi şekli çiftleri zorlayabilir. Tedavinin olumsuzlukla sonuçlanması halinde çiftler üzülürler. Bazen de umutsuzluğa kapılarak gerginleşirler ve bütün bunların sonucunda birbirlerini olumsuz yönde etkileyebilir ve birbirlerine olumsuz davranabilirler. Hatta birbirlerini suçlayabilirler. Bu suçlamaların altındaki nedenlerden biri tüp bebeğin mali bilançosu da etkili olmaktadır.
     Tüp bebek bekleyen çiftlerin olumsuz sonuçlarla karşılaşmaları aşamasında psikolojik destek devreye girmelidir. Tüp bebek uygulamaları sonucunda psikolojik desteğin gerekli olduğu bir başka durumda çoğul gebeliklerin ortaya çıkma durumunda çiftlerin karar verme süreçlerinde psikolojik desteğe ihtiyaçları olmasıdır. Çiftler çocuk konusunu o kadar hayatlarının merkezine koyarlar ki hayatlarında başka hiçbir aktivite olmadığını fark edebilirler. Bu durum değiştirilmesi gereken bir durumdur. Çocuk istekleriyle ilgili çalışmalar yapılırken bir yandan da sosyal yaşamlarını devam ettirmelidirler. Kendilerine bireysel olarak bir yaşam alanı bırakmalıdırlar. Bu yaşam alanında sosyal aktivitelere mutlaka yer vermelidirler. Hatta günlük aktiviteleri ve uğraşları olmalıdır. Bebek konusuna yaklaşımları onları hayatla ilgili konularda ilgisiz bırakmamalıdır. Bebekle ilgili konularda bir zorluk yaşadıklarında dış çevreye kapanarak yalnız bir yaşam sürme yönüne giderler ve bu noktada çocuk eksikliğini birbirlerine karşı dile getirerek kendilerini mutsuz ederler. Çevrelerinde yaşanan pek çok olayı bu noktadan itibaren negatif görme eğilimine girerler. Çevrelerinde çok önemli olan olayları bile kendi çocuk isteklerinin arkasına yerleştirerek her olaya kendi çocuk istekleri penceresinden bakmaya başlarlar. Tedavinin gidişi sırasında sık sık ağlama nöbetleri yaşarlar, umutsuzluğa kapılırlar. Umutsuzlukla birlikte  öfke, kızgınlık ve suçluluk davranışları gösterirler. Suçluluk duyguları ve değersizlik düşünceleri yaşamlarında hep ön planda yer alır. Bütün bu tabloya bağlı olarak iştahsızlık veya aşırı kilo alma veya verme gibi davranışlarda görülür. Uykusuzluk, uyku düzeninin bozulması veya aşırı uyuma gibi sorunlar yaşarlar. Aşırı endişe, kaygı, panik, korku hayatlarında ön plandadır. Hatta hamile kalındığı aşamada bebeği düşüreceklerine dair korkular geliştirirler ve panik yaşarlar. Yaşamlarını sürdüremezler. Hatta kendilerini evlerine, odalarına, yataklarına hapsederler. Kendilerini yataklarına hapsetmelerine rağmen bebeği düşürürlerse yinede kendilerini suçlarlar ve umutsuzluğa düşerler. Tedavi aşamalarında hastaneye gidiş gelişlerinde beklemekte zorlanırlar. Bu beklemenin onları yorduğunu, sinirlendirdiğini, gerginleştirdiğini düşünürler. Hep şöyle söylerler “Şu 9 ay bir geçse de bebeğimize kavuştuğumuzu bir görebilsek.” Eğer tedavi aşamalarında başa dönüşler yaşamak durumunda kalırlarsa alkol ve sigara gibi maddelerin kullanımını arttırabildiklerini görürüz. Tedavinin her aşamasında konunun içinde yer alan veya dışında olan pke çok kişiye tedavinin başarısı konusunda ilgili ilgisiz sorular sorarlar. Her verilen cevaba karşı endişe duyarlar. Çevrelerinde çocukları olan pek çok kişiye karşı kızgınlık vekıskançlık duyarlar. Hatta çevrelerinde çocuklarıyla sorunlar yaşayan anneler çocuklarına kızdıklarında onları anlayamazlar. Çevrelerinde fazla çocuğu olan ailelere imrenirler. Fazla çocukla ilgili bu ailelerin şikayetçi olmalarını anlayamazlar. Doktorları tedavi aşamasında çocuklarının üçüz veyadördüz olacağını söylediğindeçok sevinirler. Tamamıyla dörtçocuğa nasıl bakabiliriz düşüncesini değerlendiremeyebilirler. Bütüm bu aşamalarda strsli, gergin, mutsuz olmaları onları çocuk sahibi olmaları konusunda olumsuz etkileyebileceği iddia edilir. Doktorları gerginlik ve panik halinde oldukları için tedavinin sonuçlanamadığını düşünürler. Doktorlarına yahiç soru sormazlaryada sorularının ardı arkası kesilmez. Konuyla ilgili ya dailgisizpek çok konuda soru sormaya çalışırlar. Bu alanda kendilerin ilgilendiren veya ilgilendirmeyen pek çok yazıyı okurlar veherokuduklarını kendi durumlarına benzetmeyeçalışırlar. Olumsuz sonuçları okuduklarında huzursuzlkları ve gerginlikleri daha da artar. Onlarla psikolojik görüşme yapılırken bu durumlarının normal olduğunu, bu sürecin uzun bir açıdan bakıldığındazahmetli ama bir başka açıdan bakıldığında da keyifli bir süreç olduğu onlara anlatılmalıdır. Korku, endişe ve kaygılarını, paniklerini konuşun, rahatlamalarını sağlayın. Sormak istedikleri soruları saçmagelse de sormalarına izin verin. Ağlamak konusunda onlarahoşgörülü olun. Ağlamalarına engel olmayı. Bu birnevi rahatlamaları anlamına gelebilecektir. Bütün hayatlarını bu tedaviye yoğunlaştırmamalarını sağlayın. Aile vearkadaş ilişkilierini devam etirmelerini, arakadaşlarına vakit ayırmalarını isteyin. Birbirleriyle olan ilişkilerini derinleştirmelerini sağlayın. Birbirleriyle konuşurlarsa birbirlerinin bakış açısından dünyaya  ve çocuk sahibi olma konusuna bakabilirlerse birbirlerini daha iyi anlayacaklarını onlara anlatın. Her zaman sadece çocuk konusundan bahsederek arkadaşlarını, dostlarını bıktırabileceklerini ve kaybedebileceklerini anlatın. Çevresel baskılar bazen birbirleri üzerine daha fazla baskı kurmalarına neden olur. Çevrelerinde hamile veya yeni doğum yapmış doğum yapmış hanımların olması, ailelerinden onlara üzgün bakışlar veya teselli edici sözcükler söylenmesi onları çok rahatsız edebilir. Bu durumu göz önünde bulundurarak çocuk sahibi olma konusunda birbirlerini incitmemelerini, birbirlerine saygısız davranmamalarını söyleyin. Çocuk sahibi olamamak konusunda yapılan pek çok araştırma hanımların daha fazla üzüntü duyduklarına işaret eder. Hatta bazı durumlarda erkekte olan sorunla ilgili olarak kadının bu sorunun sorumlusu olarak göründüğünü biliriz. Sorunun erkekten kaynaklandığını tüam aile bireyleri ve yakın çevre bilmesine rağmen geleneksel olarak kadının suçlandığını biliriz. Bu konuda tüm kadınlara karşı olumsuz bir değer yargısının verolduğu pek çok yayında vurgulanmıştır. Bazen erkeğe ve onun erkekliğine söz gelmemesi için kadının kendini feda ederek öyle olmadığı halde kendisini ailesine ve çevresine sorunlu gösterdiğini görebiliriz. Tüp bebek konusunda istekli olan çiftler artık günümzde evlat edinme yolunu tercih etmemektedirler. Tüp bebek konusunda toplumumuzyeteri kadar bilgi sahibi olmadığından dolayı gerçek olmayan pek çok söylenti tüp bebek konusunda ailelerin kafasını karıştırmaktadır. Çoğunlukla o kadar korkunç ve ürküntü verecek bilgiler bile halk arasında taraftar bulabilmektedir. Bazı çiftlerin doktorların söylediği her konuya bile şüpheyle baktıklarını görerek bu konuda biz psikologlar üzüntü duymaktayız. Bir küçük örnek verecek olursak, cinsel ilişkiye girme korkusu duyan pek çok genç hanımın, biz cinsel ilişkiye girmeyelim, tü bebek yapalım diye tüp bebek merkezlerine gittiklerini meslektaşlarımızdan öğrenerek endişe etmekteyiz. Tüp bebek konusunda erkekler sorun onlarda kaynaklandığı durumlarda bile biraz daha avantajlı gibi görünmektedirler. Hatta bu bilgiyi doktor, erkeğe verdiğinde bile erkeğin ailesi bu bilgiyi reddetmekte,inanmamakta, başka doktorlara giderek bu konuda sorununun bayandan kaynaklandığını onaylatmak istediklerini biliriz. Bazı eşlerin bu konuda aile içinde anlaşarak erkeğin erkeklik gururunun kırılmaması için kusurlu eş erkek olmasına rağmen kadından kaynaklandığını ailelerine, yakın çevrelerine ve iş çevrelerine bu şekilde bildirme kararı aldıklarını gözleriz. Bu sorun eşlerden hangisinden kaynaklanırsa kaynaklansın kesinlikle tek bir kişinin sorumluluğunda değildir. Bu çiftin birlikte üstlenecekleri bir sorumluluktur. Sorun hangi eşten kaynaklanırsa kaynaklansın yetersizlik duyguları ve çevre baskıları çiftlerde üzüntü, gerilim ve kaygı yaratacaktır. Bu durumda eşlerin birbirlerine daha yakın ve sıcak davranmaları kafalarındaki bir takım sorunları konuşmaları, herhangi bir kaygı uyandıracak durumla karşılaştıklarında bu durumu paylaşmaktan çekinmemeleri gerekir. Aşırı alınganlık ve kırılganlılar bu sorunu çözmez, hatta daha da ağırlaştırır. Pek çok şeyi karşı taraftan beklemek yanlıştır. Açık olmak en doğru yoldur. Tüp bebek konusunda olabildiğince çok bilgi sahibi olmaya çalışmak gerekir. Bir adım atmadan önce birkaç tüp bebek merkezinden yapılacak işlemler ve fiyatları konusunda net açık kesin bilgiler alınmalıdır. Bu ücretlerin ne kadarının devlet tarafından karşılanabileceği öğrenilmelidir. Ücretin dışında tedavi aşamalarının her biri, süreleri, bu uygulama sonucunda ne yapmaları gerektiği, acı duyulmayacağı, ne kadar acının söz konusu olabileceği konusunda kesin bilgiler alınmalı, hatta tedavide yapılacak olan her bir aşamanın yazılı olarak çifte verilmesinin doğru olacağı düşünülmektedir. Özellikle çıkabilecek komplikasyonlar ve bu komplikasyonlar sonucu ödenmesi gereken ek masraflar nadir de olsa ortaya çıkabilecek olan farklı durumlar tedaviye başlanmadan önce çiftlere birlikte anlatılmalıdır. Bu aşamada sıkıntılı süreçler yaşanırsa psikolojik destek her noktada talep edilmelidir.
Merkezimiz tür bebek sahibi olma sürecinin her aşamasında çiftlere yardımcı olmaktadır. Merkezimize istediğiniz her aşamada tereddütsüz arayabilirsiniz.












 
Ağustos 2018
  Pzt     Sal     Çrş     Prş     Cum     Cts     Pzr  
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


YETİŞKİN PSİKOLOJİSİ SORUNLARI





































İŞ YAŞAMI PSİKOLOJİSİ SORUNLARI








CİNSELLİK




















 
 

Sitedeki tüm yazılar Uzman Psikolog Alanur Özalp'e aittir. Tüm hakları saklıdır. İzin almadan kullanılamaz.