2
1

2
1


2
ÇOCUK PSİKOLOJİSİ SORUNLARI
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1


2
1

2
GENÇLİK PSİKOLOJİSİ SORUNLARI
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1


2
1

2

BEYOĞLU BELEDİYESİ İLE BİRLİKTE GERÇEKLEŞTİRDİĞİMİZ MUTLU AİLELER MUTLU ÇOCUKLAR SEMİNERLERİMİZİ TAMAMLADIK.
1

2
1

 

.: ÇOCUĞA KANSERİ AÇIKLAMAK :.

Aileden birisi kanser olduğunda bütün aile etkilenir,özellikle de çocuklar.Kanser yetişkinler için bile anlaması zor bir hastalıktır.Ancak aile içerisinde biri kanser olduğunda bunu çocuğa dürüstçe açıklamak yapılacak en iyi iştir.

Korumaya Çalışırken Durum Daha Kötü Hale Gelebilir

Aileden biri kanser olduğunda çocuk evde ters bir durum olduğunu anlamasa da fark eder.Çocuğun anlayabileceği kelimelerle bunu açıklamak saklamaktan çok daha iyidir. Olup bitenler çocuktan saklandığında çocuklar olayları olduğundan daha kötü hayal ederler. Örneğin çocuk anne ya da babasını kendisinin kanser yaptığını yanlış bir hareketin buna yol açtığını düşünebilir.Bu nedenle sadece ona anlatmak değil onu dinleyerek onun ne bildiğini anlamak ta çok önemlidir.
Çocuğun yaşı kaç olursa olsun mutlaka ona uygun bir anlatma yöntemi vardır.Çocuk kanseri duyduğunda bu onun için büyük bir travma yaratabilir.Ebeveyn olarak görevimiz çocuğun soğukkanlılıkla bu korkunun üzerinden gelebilmesini sağlamaktır.

Hastalık Hakkında Konuşun

Kanser karöaşık bir hatalık olmasına rağmen her yaş çocukla bunu konuşmanın bir yolu vardır. Hastalık hakkında ne kadar çok şey bilirlerse kendilerini o kadar az çaresiz ve korkmuş hissederler.

Açıklamanız Üzerine Önceden Çalışın

Hastalığı açıklarken olabildiğince soğukkanlı ve tarafsız olmak çok önemlidir. Konuşmadan önce prova yaparak konuşma sırasında kendi dugularınızdan çok çocuğunuzun duygularına odaklanabilirsiniz.

Kendisini Suçlamasını Engelleyin

Özellikle küçük çocuklar çevrelerinde olan her şeye kendilerinin sebep olduklarını düşünürler.Kansere ne onun ne de bir başkasının sebep olmadığını açıklayın.
Çocuklar aklına hastalık deyince aklına grip gibi bulaşıcı hastalıklar gelir ve ailenin diğer üyelerinin de hasta olacağını düşünürler. Çocuğunuz bu hastalığın bulaşıcı olmadığını çok net anlatın.
Çocuğa doğru olmasa da “iyi olacak” demek çocuğun kafasını karıştırır ve doğru olmadığını anladığında üzer.Çok kötü bir şekilde anlatmak da onu gereksiz yere korkutur. Gerçekçi ama umut dolu bir konuşma yapmak genellikle izlenebilecek en iyi yöntemdir.
Kanseri açıklarken sizin hatta doktorlarınızın bile cevaplayamadığı sorular olduğundan zorlanabilirsiniz. Olabildiğince dürüst cevaplar vermekten çekinmeyin, cevaplayamadığınıza “bilmiyorum” demekten korkmayın.Çocuklar için ona verdiğiniz bilgiden çok onu ne kadar rahatlatabileceğiniz önemlidir.

Tedaviyi anlamasına Yardımcı Olun

Çocuklar bilinmeyenden korkarlar ve durumu olduğundan daha kötü hayal etmeye başlarlar.Yaşına uygun bir şekilde tedavi sürecini anlatın.zaman zaman mide bulantılarına,saç dökülmesine,yorgunluğa yol açabileceğini söyleyin
Yardım etmesine İzin verin ancak Sorumluluklara boğmayın

Çocukların yardım edebileceklerini bilmeleri onları rahatlatacak ve daha az çaresiz hissettirecektir. Yaşına uygun görevler vererek onları rahatlatacak ve daha az çaresiz hissettirecektir.Yaşına uygun görevler vererek yardımcı olmasını sağlayabilirsiniz. Ancak fazla sorumluluk vermek ona ağır bir yükü tek başına taşıdığını düşündürebilir. Oynamak,koşturmak ,rahatlamak ve çocuk olduklarını hatırlamak için zamana ihtiyaç duyarlar.

LÖSEMİ VE KANSERDE HAYATA BAĞLANMAK İÇİ PSİKOLOJİK DESTEK

Lösemi %90’lara varan oranda tedavi edilebilir. Son yıllardaki büyük gelişmelerde kanser hastalıklarının tedavisi başarısı da çok yükselmiştir. Ancak yine de isimleri ürkütücü ve kaygı vericidir. Normal yaşamdan uzaklaşmak,uzun ve yorucu tedavi sürecini stresle beslemek hastaları ve yakınlarını olumsuz etkilemektedir.
Bu tanıyı alan hastalarda ani çöküntüler,depresyonlar ve panikler yaşanmaktadır. Hele bu teşhis bir çocuk için konulmuşsa tüm bunlara isyan ile hastalığı anlayamama ve kabullenememe de eklenmektedir. Bir anne ve babanın hayatında olabilecek en acı ve zor olay biricik yavrularını kaybetme korkusu yaşamaktır.Onların panikleri ve endişeleri çocuklarından daha fazla olmakta ve daha fazla tepki vermektedirler.
Bütün lösemi ve kanser hastalarına örnek olabilecek önerilerimizi de sizlerle paylaşmak istiyoruz.

  1. Hastaya hastalığı doktorlar tarafından onların anlayabileceği en kolay ve en kısa şekilde anlatılmalı ve paylaşılmalıdır. Bu sırada mümkün olan en güzel ve sıcak dil kullanılmalı ve en kötü tabloları içerecek karamsarlıklardan kaçınılmalıdır.
  2. Anne ve babalar da hastalığı çocuklarından saklayıp rol yapmamalıdırlar.Basit anlatımlarla paylaşılmalı sırası geldikçe ayrıntılara geçilmelidir.Özellikle tedavi başarısından söz edilmeli ve buna ulaşmak için yaşayacağı zorluklar ve uyması gereken kurallar hatırlatılmalıdır.
  3. Çocuklar ve erişkin hastalar hastanede yattıkları süre içerisinde kendilerini evlerinde gibi hissetmeli,günlük aktivitelerden kopmamalıdırlar.Sinemada bir film izlemeli,internete girmelidirler
  4. Uzun süreli yatışlarda,mümkün olduğu kadar sık aralıklarla evine izinli yollanmalı,hastane dışı gezilere katılmalıdır. Bunun için hastane bir gezi programı oluşturmalıdır.
  5. Hastalar mutlaka spor yapmalı,günlük fiziksel aktivitelerini sürdürmelidirler.Bunun için hastanelerde basit spor aletleri bulundurulmalı ve toplu egzersizler özendirilmelidir.
  6. Resim, müzik,elişi gibi uğraşlar öğretilmeli ve yapmaları sağlanmalıdır. En iyi tedavilerden birisinin “uğraş tedavisi” olduğu unutulmamalıdır.
  7. Hastalar hastane dışında mümkün olduğu kadar okul eğitimlerine ve işyerlerine devam etmelidirler. Bunun için öğretmenleri ve işyeri müdürleri ile görüşülmeli,gerekli ortamlar sağlanmalıdır.
  8. Hastalara kısa ve uzun süreli hayaller kurdurulmalı ve bunları gerçekleştirmesi için çaba sarf edilmelidir. Özellikle geleceğe yönelik planlar uzun vadeli yapılmalı ve umutları her  zaman canlı tutulmalıdır.
  9. Çocuklarımız için en iyi örnek bu hastalığı tamamen yenmiş,iyileşmiş çocukların varlığıdır. Onlarla tanışmaları,arkadaş olmaları sağlanmalı,deneyimlerinden yararlanılmalı,olumlu enerji kaynağı olarak değerlendirilmelidir.
  10. Hastalara koşullar ne olursa olsun her zaman gülmeleri,mutlu olmaları ve umutlarını hiçbir zaman yitirmemeleri öğretilmelidir.

Bundan çok değil 10 sene öncesine kadar tedavi başarısının çok arttığı ve artık “yapacak bişeyimiz yok umudumuz kalmadı” denilen bir çok hastanın bugün sağlıklı yaşadığını unutmamamız gereklidir.

 












 
Temmuz 2018
  Pzt     Sal     Çrş     Prş     Cum     Cts     Pzr  
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


YETİŞKİN PSİKOLOJİSİ SORUNLARI





































İŞ YAŞAMI PSİKOLOJİSİ SORUNLARI








CİNSELLİK




















 
 

Sitedeki tüm yazılar Uzman Psikolog Alanur Özalp'e aittir. Tüm hakları saklıdır. İzin almadan kullanılamaz.