2
1

2
1


2
ÇOCUK PSİKOLOJİSİ SORUNLARI
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1


2
1

2
GENÇLİK PSİKOLOJİSİ SORUNLARI
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1


2
1

2

BEYOĞLU BELEDİYESİ İLE BİRLİKTE GERÇEKLEŞTİRDİĞİMİZ MUTLU AİLELER MUTLU ÇOCUKLAR SEMİNERLERİMİZİ TAMAMLADIK.
1

2
1


PSİKOLOJİK HASTALIKLAR


Depresyon
Duygu durumunda ya da uzamış duygusal durumdaki rahatsızlıklarla belirgindir. En yaygın duygu durumu bozukluğu, kişinin üzüntüye boğulduğu, faaliyetlere ilgisinin azaldığı ve aşırı suçluluk ya da değersizlik hisleri gibi diğer belirtileri göstermekte olduğu depresyondur.  DSM-IV depresyonun iki türünü ayırt eder, majör depresif bozukluk birkaç ay sürebilen yoğun üzüntü durumudur; buna karşılık, distimi daha az yoğun bir üzüntüyü kapsar ama çok az bir düzelme ile iki yıl ya da daha fazla bir dönem için kalıcıdır. Bazı depresyonlar o denli yoğundur ki, birey psikotiktir, yani gerçeklikle teması kaybolmuştur.

Mani
Daha az yaygın bir diğer duygu durumu bozukluğu manidir. Manisi olan kişinin öforik olduğu ya da uçtuğu, aşırı aktif olduğu ve çok fazla konuştuğu ve dikkatinin kolayca dağıldığı görülür. Manik dönemler tek başına nadiren görülürler, daha çok bu dönemler depresyon ile döngü gösterirler. Mani ve depresyonun döngülü biçimde bulunduğu ama bazen normal duygu durumu dönemlerinin de araya girdiği bu duygu durumu bozukluğu iki uçlu bozukluk olarak bilinir.

Duygu Durum Bozukluklarının Nedenleri
Bir çok psikolog duygu durum bozukluklarının, biyolojik, psikolojik ve toplumsal faktörlerin bir birleşiminden kaynaklandığına inanır. Kalıtım ve beyindeki kimyasal dengesizlikleri de içeren biyolojik faktörler depresyonun, özelliklede iki kutuplu bozukluğun gelişiminde önemlidir. Ancak biyolojinin psikolojik yaşantıyı etkilediği gibi psikolojik yaşantıda biyolojiyi değiştirir. Olumsuz erken yaşam olaylarına uyumsuz ve mantık dışı tepkiler olan bilişsel çarpıtmalar, kökendeki olaya benzer yeni durumlar oluştuğunda yeniden aktif hale gelen yetersizlik duygularına neden olabilir. Bu psikolojik faktör, depresyonu olan pek çok kişide işlevseldir; ancak bilişsel çarpıtmaların depresyonun nedeni mi yoksa sonucu mu olduğu belirsizdir. Son olarak sorunlu ilişkiler gibi toplumsal faktörlerde duygu durumu bozukluklarıyla bağlantılıdır.

FOBİ VE PANİK ATAK
Kaygı bozukluklarında kişinin kaygısı duruma uymamaktadır. Kaygı bozuklukları birçok özgül tanı kategorisine ayrılmaktadır. Özgül fobi bir şeye karşı duyulan yoğun ve kişiyi hareketsiz kılan aşırı ve mantık dışı bir korkudur. Bir diğer türü olan sosyal fobi sosyal durumlarla ya da diğer insanların önünde performans göstermeyle ilgili aşırı ve uygun olamayan bir korkudur.

Açık alan korkusu yalnız kalmaktan ya da kamuya açık yerlerde bulunmaktan ve bir güvenlik kaynağından ayrılmayı gerektiren diğer durumlardan duyulan çoklu ve yoğun korkuları içeren daha az yaygın ama daha sınırlayıcı bir kaygı bozukluğu türüdür.  Panik bozukluğu tekrarlayan, ani, beklenmedik ve herhangi bir neden olmaksızın yaşanan bunaltıcı yoğun korku ya da dehşet duyguları ile kendini gösterir.

Yaygın kaygı bozukluğu, herhangi bir belli nesne ya da durum tarafından başlatılmayan, uzun süreli, yoğun ve belirsiz duygularla bilinir. Obsesyon da ya sistem dışı düşünceler, kişinin bunları durdurma girişimlerine rağmen, devam eder ya da zorlantılı törensel davranışlar kişiyi hareketsiz kılar ve yapmak zorunda hissettiği bir rutin halini alabilir. Kaygı bozukluklarının diğer iki türüne çok stres verici olaylar neden olur. Kaygılı tepki olaydan hemen sonra olursa tanı akut stres bozukluğu, olaydan çok sonra olursa travma sonrası stres bozukluğudur.

KAYGI BOZUKLUKLARININ NEDENLERİ
Evrimsel bir bakış açısından yola çıkan psikologlar, evrim yoluyla belli uyarıcıları, yoğun korkularla bağlantılandırmaya eğilimli olduğumuza inanırlar; ona göre fobilerin kökeni budur. Biyolojik nedenlere odaklanan psikologlar, bu bozuklukların aileden geçme eğiliminden dolayı, kaygı bozukluklarına yatkınlığın kalıtsan olabileceğini savunurlar. Bilişsel psikologlar yaşamlarındaki stresli olay üzerinde kontrolleri olmadığına inanan kişilerin kaygı bozuklukları gösterme olasılıklarını yüksek olduğunu gözlerlerken; psikanalitik kuramcılar kaygı bozukluklarının izini psikolojik iç çatışmalara kadar sürerler.

PSİKOSOMATİK BOZUKLUKLAR
Psikosomatik bozukluklar, kanıtlanabilir bir fizyolojik temeli olan ama büyük ölçüde stres ve kaygı gibi psikolojik faktörlere neden olduğu hastalıklardır. Artık günümüzde birçok hekim hemen hemen tüm fiziksel hastalıkları psikolojik açıklamalara bağlanabileceğini kabul etmektedir. Çünkü stresin beden kimyasıyla, organların işlev görmesiyle ve bağışıklık sistemiyle ilgisi bilinmektedir.

SOMATOFORM BOZUKLUKLARI
Somatoform bozukluklar saptanabilir herhangi bir fizyolojik neden bulmaksızın fizyolojik belirtilerle kendini gösterir. Somatizasyon bozukluğu sırt ağrısı, karın ağrı ve baş dönmesi gibi sürekli tıbbi yardım aranan ama organik bir nedenin bulunmadığı ve tekrarlayan belirsiz fiziksel belirtilerle tanımlanır. Konversiyon bozukluğu hastalarının fizyolojik nedeni olmayan dramatik ve özgül bir yeti kayıpları bulunur. Hastalık hastalığında kişi bazı küçük belirtileri ciddi bir hastalığın işareti olarak görür. Beden biçimine takılı bozukluk ya da hayali çirkinlik, kişinin, fiziksel görümünün bazı kısımlarında aşırı derece hoşnut olmasıyla tanınır.

DİSOSİYATİF BOZUKLUKLAR
Disosiyatif bozukluklarda bireyin kişiliğinin ya da belleğinin bazı bölümleri geri kalanından ayrılır. Disosiyatif unutma belleğin en azından bazı anlamlı bölümlerinin kaybıdır. Unutmanın kurbanı olan kişi evinden ayrılıp tümüyle yeni bir kimliğe büründüğünde bozukluk disosiyatif kaçış olarak bilinir. Genellikle çoğul kişilik bozukluğu olarak da bilinen disosiyatif kimlik bozukluğunda kişi farklı zamanlarda ortaya çıkan birkaç ayrı kişiliğe sahiptir. Kişilik bozukluğu tanısı, kişi kendisini aniden garip bir biçimde değişmiş ya da farklı hissettiğinde konur.

CİNSEL İŞLEV  BOZUKLUĞU
Cinsel işlev bozukluğu cinsel ilişki sırasında etkin bir şekilde işlev yapmanın bozulması ya da kaybıdır. Erkeklerde bu ereksiyonu başarmama ya da devam ettirmeme demek olan ereksiyon bozukluğu biçimini alabilir; kadınlarda genellikle cinsel olarak uyarılamama ya da orgazma ulaşmama anlamına gelen kadında cinsel uyarılma bozukluğu olarak görülür. Cinsel istek bozuklukları kişinin cinsel ilgisini eksik olduğu ya da cinselliğe karşı iğrenme duygusunun bulunduğu bozukluklardır. Cinsel uyarılma bozukluğu olan kişiler cinsel istek duyar ama fiziksel uyarılmayı başaramaz ya da devam ettiremezler. Oysa orgazmla ilgili bozukluklarda istek ve uyarılma vardır ama orgazma ulaşılamaz.

KİŞİLİK BOZUKLUKLARI
Kişilik bozuklukları esnek olmayan ve uyumsuz düşünme ve davranma biçimleridir. Bu düşünme ve davranma biçimleri kişilerin kendileri için ciddi iç zorlamalara veya başkaları için sorunlara neden olacak kadar aşırı abartılı ve katıdır. Bir grup kişilik bozukluğu garip ve ilginç davranışlarla bilinir. Örneğin şizoid kişilik bozukluğu gösteren kişilerin, sosyal ilişkiler kurma istek ya da yetenekleri yoktur ve diğer insanlar için sıcak duyguları bulunmaz; paranoid kişilik bozukluğu olanlar uygun olamayan bir biçimde diğerlerinden kuşkulanırlar. Bir diğer kişilik bozukluğu grubu kaygılı ya da korkulu davranışlarla ayrılır. Örnekleri, bağımsız olarak bir şeyler yapmama ve karar vermeme ile belirli bağımlı kişilik bozukluğu ve kendini yanıltmaya yol açan toplumsal kaygıyla belirli kaçıngan kişilik bozukluğudur. Kişilik bozukluklarının üçüncü grubu dramatik duygusal ya da değişen davranışlarla bilinir. Örneğin, narsistik kişilik bozukluğu olan kişiler kendine önem veren büyüklük hissi gösterirler.  Sınır kişilik bozukluğu kendilik imgesinde duygu durumunda ve kişiler arası ilişkilerde belirgin bir durağanlığı olmayışıyla bilinir. Son olarak, anti-sosyal kişilik bozukluğu olan kişiler yalan söylerler, çalarlar, dolandırırlar ve sorumluluk duyguları çok azdır ya da hiç yoktur.

ŞİZOFRENİK BOZUKLUKLAR
Şizofrenik bozukluklar, yıllarca süren bozuk düşünce ve iletişimler uygunsuz duygular ve garip davranışlarla belirgin ağır tablolardır. Şizofrenisi olan kişiler, ilaçlarla başarılı olarak tedavi edilmedikleri takdirde normal bir yaşam sürdüremezler. Genellikle var sanılan ve sanrıları vardır. Şizofrenik bozuklukların dağınık şizofreni, katatonik şizofreni, paranoid şizofreni ve ayrışmamış şizofreniyi de içeren bazı türleri vardır.

  anasayfa












 
Mayıs 2018
  Pzt     Sal     Çrş     Prş     Cum     Cts     Pzr  
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


YETİŞKİN PSİKOLOJİSİ SORUNLARI





































İŞ YAŞAMI PSİKOLOJİSİ SORUNLARI








CİNSELLİK




















 
 

Sitedeki tüm yazılar Uzman Psikolog Alanur Özalp'e aittir. Tüm hakları saklıdır. İzin almadan kullanılamaz.