2
1

2
1


2
ÇOCUK PSİKOLOJİSİ SORUNLARI
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1


2
1

2
GENÇLİK PSİKOLOJİSİ SORUNLARI
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1


2
1

2

BEYOĞLU BELEDİYESİ İLE BİRLİKTE GERÇEKLEŞTİRDİĞİMİZ MUTLU AİLELER MUTLU ÇOCUKLAR SEMİNERLERİMİZİ TAMAMLADIK.
1

2
1


OSTEOPOROZ

Kemik yaşayan ve gelişen bir yapıdır. Yapısı, kollajen adı verilen ve yumuşak bir çatı sağlayan bir protein ile bu çatıya güç veren ve sağlamlaştıran bir mineral olan kalsiyum fosfattan oluşmaktadır

Kemik Nedir?
Kemik yaşayan ve gelişen bir yapıdır. Yapısı, kollajen adı verilen ve yumuşak bir çatı sağlayan bir protein ile bu çatıya güç veren ve sağlamlaştıran bir mineral olan kalsiyum fosfattan oluşmaktadır. Bu kombinasyon kemiği güçlendirirken üzerine uygulanan kuvvetlere karşı da esnek hale getirir. Vücudun kalsiyumunun %99'undan fazlası kemiklerde ve dişlerde yer almaktadır. %1'i de kanda bulunur. Yaşam boyunca eski kemikler yıkıma uğrar (rezorpsiyon) ve iskelete yeni kemik eklenir (formasyon).Çocukluk ve ergenlik çağlarında yeni kemik oluşumu kemik rezorpsiyonundan daha hızlıdır. Bunun sonucunda kemikler daha büyür, ağırlaşır ve yoğunluğu artar. 30 yaş civarında pik kemik kütlesine (maksimum kemik yoğunluğu ve gücü) ulaşılana kadar, kemik yapımı, kemik yıkımından daha hızlıdır. 30 yaşından sonra yavaş yavaş kemik yıkımı kemik oluşumunu geçer. Kemik yıkımının en hızlı olduğu dönem menopozdan sonraki ilk yıllardır fakat menopoz sonrası dönemde de devam eder. Yıkım çok hızlı oluştuğunda veya kemik yapımı çok yavaş olduğunda osteoporoz gelişir. Kemik yapımı yıllarında ideal en yüksek kemik kitlesine ulaşılmadıysa osteoporoz gelişme olasılığı daha yüksektir.

Osteoporoz Nedir?
Osteoporoz, kemiklerin güçsüzleşmesine ve kırılmaya eğilimli hale gelmesine neden olacak şekilde kemik yoğunluğunun azalmasıdır. Osteoporozda kemiklerin içi kalsiyum kaybı nedeniyle boşalır. Bu duruma kemik kütlesinin kaybı adı verilir. Zaman içinde kemik kütlesindeki kayıp kemiği zayıflatır ve kırılmasına yol açar.

Osteoporoz kadınlarda erkeklerden daha sıktır. Bunun nedeni kadınların erkeklerden daha düşük kemik kütlesine sahip olması, yaşam sürelerinin daha uzun olması, kalsiyum alımının az olması ve kadınların kemiklerinin sağlamlığı için estrojene gereksinim duymalarıdır.

Toplam kemik kütlesi en üst düzeye çıktıktan sonra tüm erişkinlerde kemik kaybı başlar. Kadınlarda menopozda, estrojen düzeyleri düştükçe kemik kaybının hızı artar. Çeşitli nedenlerden ötürü cerrahi müdahale ile ovaryumları (yumurtalıkları) çıkarılan kadınlarda da osteoporoz hızlanmaktadır.

Osteoporozun Belirtileri Nelerdir?
Ciddi belirtiler ortaya çıkana kadar osteoporozun farkına varılmayabilir. Belirtiler içerisinde kemiklerin kırılması, sırt ağrısı ve sırtta kamburlaşma bulunmaktadır. Osteoporozlu kişilerin zaman içinde boyları kısalır çünkü omurga kemikleri, yoğunlukları azaldığı için çökebilir. Bu belirtiler kemikteki kalsiyumun önemli bir kısmı kaybedildiğinde ortaya çıkar. 2

Osteoporoz Risk Faktörleri Nelerdir?
48 yaşından önce menopoz
Menopozdan önce cerrahi olarak ovaryumların (yumurtalıkların) çıkarılması
Yeterli kalsiyum almama
Yeterli egzersiz yapmama
Sigara içimi
Ailede osteoporozlu başka kişilerin bulunması
Alkol alışkanlığı
İnce kemik yapısı
Açık ten rengi
Hipertiroidi
Uzun süreli steroid kullanımı 2

Osteoporozun Engellenmesi
İdeal en yüksek kemik kütlesine ulaşmak ve yaşınız ilerledikçe yeni kemik dokusu yapmaya devam edebilmek için dikkate almanız gereken çeşitli faktörler vardır:

Kalsiyum
Yaşam süresince yetersiz kalsiyum alımının osteoporoz gelişiminde önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir. Yayınlanan pek çok çalışmada yetersiz kalsiyum alımının düşük kemik kitlesi, hızlı kemik kaybı ve yüksek kırık oranları ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. Ulusal beslenme araştırmalarında, pek çok insanın sağlıklı kemik yapımı ve kemiğin korunması için gerekli olan miktarın yarısından daha az kalsiyum tükettiği saptanmıştır. En zengin kalsiyum kaynakları şunlardır: süt, yoğurt, peynir ve dondurma gibi düşük yağ oranına sahip süt ürünleri; brokoli, pazı ve ıspanak gibi koyu yeşil, yapraklı sebzeler; sardalye ve somon balığı; badem ve portakal suyu, tahıllar ve ekmekler gibi kalsiyumdan zenginleştirilmiş yiyecekler. Günlük yiyeceklerle aldığınız kalsiyum miktarına bağlı olarak kalsiyum desteği kullanımı gerekebilir.

Kalsiyum ihtiyacı yaşam süreci içinde değişkenlik gösterir. İskeletin hızla büyümekte olduğu çocukluk ve ergenlik döneminde, gebelik ve emzirme sırasında vücudun kalsiyum ihtiyacı daha fazladır. Menopoz sonrası dönemdeki kadınlar ve yaşlı erkeklerin de daha fazla kalsiyuma ihtiyaçları vardır. Kalsiyumun bağırsaklardan emilimini sağlayan D vitamini miktarının yetersiz olması buna neden olabilir. Yaşlandıkça vücutta kalsiyum ve diğer besinler eskisi kadar etkin bir şekilde emilemez. Yaşlıların kronik tıbbi problemlere sahip olması ve kalsiyum emilimini azaltan ilaçları kullanma olasılıkları daha yüksektir.

Tavsiye edilen günlük kalsiyum alımı*

Osteoporoz tanısı nasıl konulur?
Osteoporoz nasıl tedavi edilir?

D vitamini
D vitamini kalsiyumun emiliminde ve kemik sağlığında önemli bir rol oynar. Güneş ışığı aracılığıyla deride sentezlenir. İnsanların çoğunluğu doğal yollarla yeterli miktarda D vitamini alabilmelerine rağmen, çalışmalar yaşlılarda, evden dışarı çıkamayanlarda ve kış aylarında D vitamini üretiminin azaldığını göstermektedir. Günlük 400-800 IU arasındaki D vitamini ihtiyacını karşılayabilmek için bu bireylerin D vitamini desteği almaları gerekebilir.

Egzersiz
Kaslar gibi kemikler de egzersize yanıt olarak güçlenen canlı dokulardır. Kemikleriniz için en iyi egzersiz yer çekimine karşı çalışmaya zorlayan ağırlık egzersizleridir. Bu egzersizler arasında yürüyüş, koşu,merdiven çıkma, ağırlı kaldırma, tenis, dans ve arazi yürüyüşü vardır.

Sigara
Sigara kalp ve akciğerler için olduğu kadar kemikler için de zararlıdır. Sigara kullanan kadınlar kullanmayanlara kıyasla daha düşük estrojen seviyelerine sahiptirler ve sıklıkla daha erken menopoza girerler. Sigara içenlerde besinlerden daha az miktarda kalsiyum emilebilir.

Alkol
Düzenli olarak günde 2-3 doz alkol tüketimi genç kadın ve erkekler de dahil olmak üzere iskelete zarar verebilir. Çok fazla miktarda alkol kullanan kişiler kemik kaybına ve kırılmalara karşı daha eğilimlidirler. Bunun nedeni hem beslenmenin kötü olması hem de düşme riskindeki artıştır.

Kemik kaybına neden olan ilaçlar
Glukokortikoidlerin uzun süreli kullanımı ( artrit, astım, Crohn hastalığı, lupus ve diğer akciğer, böbrek ve karaciğer hastalıklarını kapsayan çok sayıda hastalık için reçete edilen ilaçlardır) kemik yoğunluğunda kayıp ve kırıklara yol açabilir. Kemik kaybına yol açabilen diğer ilaç tedavileri arasında fenitoin ve barbitüratlar gibi belirli epilepsi nöbeti önleyici ilaçlarla uzun süreli tedavi; endometriozis tedavisinde kullanılan gonadotropin serbestleyen hormon(GnRH) analogları; alüminyum içeren antasidlerin aşırı kullanımı; bazı kanser tedavileri ve aşırı tiroid hormonu kullanımı vardır. Bu ilaçların doktora danışılarak kullanılmaları ve hastanın kendi başına tedavi dozunu değiştirmemesi veya tedaviyi bırakmaması önemlidir.

Önleyici İlaçlar
Osteoporozun tedavisi için olduğu gibi önlenmesi için de çeşitli ilaçlar mevcuttur. 1

Osteoporozun belirtileri nelerdir?
Osteoporoz genellikle "sessiz hastalık" olarak anılır çünkü kemik kaybı belirti göstermeden oluşur. İnsanlar ani bir gerilme, çarpma veya düşme ile kalça kırığı veya bir omurda çökme oluşacak kadar kemikleri zayıflayana değin osteoporozları olduğunu öğrenemeyebilirler. Omur çökmesi başlangıçta, şiddetli sırt ağrısı, boy kısalması veya omurga deformiteleri veya aşırı kamburluk şeklinde görülebilir. 1

Osteoporoz tanısı nasıl konulur?
Kapsamlı bir tıbbi değerlendirmenin ardından kemik kütlesi ölçümü kararı alınabilir. Kemik mineral yoğunluğu (BMD) testleri omurga, el bileği ve/veya kalçadaki (osteoporoza bağlı kırıkların en sık görüldüğü yerler) kemik yoğunluğunu ölçerken diğer testler topuk veya eldeki kemiği ölçer. Bu testler ağrısız, girişim gerektirmeyen ve güvenli testlerdir. Kemik yoğunluğu testleri:

-kırık oluşmadan önce düşük kemik yoğunluğunu tespit eder.
-eğer kırık oluşmuşsa osteoporoz tanısını doğrular.
-gelecekte kırık oluşma olasılığını öngörür.
-testler bir yıldan daha fazla aralıklarla yapılırsa kemik kaybı oranını tespit eder. 1

Osteoporoz nasıl tedavi edilir?
Kapsamlı bir osteoporoz tedavi programı doğru beslenme, egzersiz ve kırıklara neden olabilecek düşmelerin engellenmesi için güvenlik konularını kapsar. Buna ek olarak doktorlar, kemik kaybını yavaşlatmak veya durdurmak, kemik yoğunluğunu artırmak ve kırık riskini azaltmak için ilaç reçete edebilirler.

Beslenme
Yediğimiz yiyecekler çeşitli vitaminler, mineraller ve vücudumuzu sağlıklı tutan önemli besinler içerirler. Tüm bu besinlerin dengeli bir oranda alınması gereklidir. Kalsiyum ve D vitamini kemikler için olduğu kadar kalp, kaslar ve sinirlerin de düzgün çalışabilmeleri için gereklidir.

Egzersiz
Egzersiz osteoporoz engelleme ve tedavi programının önemli bir parçasıdır. Egzersiz sadece kemik sağlığını iyileştirmekle kalmaz aynı zamanda kas gücünü, koordinasyonu ve dengeyi artırarak genel sağlığın iyileşmesini sağlar. Egzersiz osteoporozlular için iyidir fakat kemiklerde ani veya aşırı gerilime yol açmamalıdır. Kırıklara karşı ekstra bir güvence olarak, doktorunuz sırtınızı destekleyecek ve güçlendirecek özel egzersizler tavsiye edebilir. 1

Düşmeler nasıl engellenebilir?
Düşmenin engellenmesi osteoporozlu kadın ve erkeklerde çok önemli bir konudur. Düşmeler omurga, kalça, el bileği, veya iskeletin başka kısmındaki bir kemiğin kırılma riskini artırabilir. Aşağıda belirtilen çevresel faktörlere ek olarak, görme ve/veya denge yetersizlikleri, mental veya fiziksel fonksiyonları zayıflatan kronik hastalıklar, sedatifler ve antidepresanlar gibi bazı ilaçların kullanımı düşmelere neden olabilir. Osteoporozlu bireylerin dengelerini veya yürüyüşlerini değiştiren fiziksel değişikliklerden haberdar olmaları ve bu değişiklikleri sağlık hizmeti aldıkları kişilerle tartışmaları önemlidir.

Düşmeye neden olabilecek çevresel faktörlerin ortadan kaldırılmasına yönelik bazı ipuçları:

Dış mekanlarda
Daha fazla stabilite için baston ya da yürüteç kullanın; çekiş gücü için lastik tabanlı ayakkabılar giyin; yaya kaldırımları kaygansa çimenlik alandan yürüyün;kışın kaygan kaldırımlara serpmek için yanınızda tuz bulundurun;ıslandığında tehlikeli hale gelen cilalı kaygan yüzeylerde dikkatli olun. Mümkün olan durumlarda plastik veya halı kısımlardan yürüyün.

İç mekanlarda
Odalarda, özellikle yerlerde dağınıklık bırakmayın; yerlerin düzgün ama kaygan olmamasına dikkat edin; evde dahi destekleyici düz topuklu ayakkabılar giyin; çorap veya terliklerle yürümekten kaçının; halı ve kilimlerin kaydırmaz tabanlı veya yere sabitlenmiş olmasını sağlayın; merdivenlerin iyi aydınlatıldığından ve her iki tarafta trabzanı olduğundan emin olun; küvette,duşta ve tuvalette yakınınızda tutunma yerleri yaptırın; küvette veya duşta plastik banyo paspası kullanın; yatağınızın yanında bataryası dolu bir el feneri bulundurun; ulaşılması zor bölgeler için basamaklı bir tabure kullanıyorsanız, dayanıklı ve tutunma yeri olanları seçin; lambayla aydınlatılan odalara tavana sabit teçhizat ekleyin. Telsiz telefon edinin, böylece telefon çaldığında cevaplamak için telaşa kapılmanız gerekmez ve eğer düşerseniz yardım isteyebilirsiniz. 1

Kaynaklar:
National Institutes of Health Osteoporosis and Related Bone Diseases National Resource Center. Fact Sheets. Osteoporosis Review.
Osteoporosis in Women: Keeping your bones healthy and strong. Familydoctor.org

  anasayfa












 
Temmuz 2018
  Pzt     Sal     Çrş     Prş     Cum     Cts     Pzr  
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


YETİŞKİN PSİKOLOJİSİ SORUNLARI





































İŞ YAŞAMI PSİKOLOJİSİ SORUNLARI








CİNSELLİK




















 
 

Sitedeki tüm yazılar Uzman Psikolog Alanur Özalp'e aittir. Tüm hakları saklıdır. İzin almadan kullanılamaz.