2
1

2
1


2
ÇOCUK PSİKOLOJİSİ SORUNLARI
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1


2
1

2
GENÇLİK PSİKOLOJİSİ SORUNLARI
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1


2
1

2

BEYOĞLU BELEDİYESİ İLE BİRLİKTE GERÇEKLEŞTİRDİĞİMİZ MUTLU AİLELER MUTLU ÇOCUKLAR SEMİNERLERİMİZİ TAMAMLADIK.
1

2
1


UYKU VE BOZUKLUKLARI



Ruh hekimliğinde uyku bozukluğu eskiden beri bir rahatsızlığın belirtisi olarak bilinirdi. Son yıllarda başlı başına bir rahatsızlık, bir sendrom olan uyku bozuklukları üzerinde çalışmalar hızla artmıştır.
Kuşkusuz semptomatik uyku bozukluğu çok sık görülür. Fakat başka bir ruhsal ya da bedensel rahatsızlığa bağlı olamayan ve kendi başına bir sendrom sayılabilecek uyku bozukluğu türleri de sanıldığından yaygındır.

UYKU
İnsan ömrünün üçte biri uykuda geçmektedir. Buna karşın uyku fenomenolojisi ve fizyolojisi üzerine bilgilerimiz son 20-30 yılda kazanılmıştır. Geçen yüzyılın sonunda Freud, rüyalar üzerinde ki büyük yapıtı ile uyku fenomenolojisi üzerine bazı varsayımlar ortaya atmıştı. Freud, zihnin uykuda da etkin biçimde çalıştığını ve bunun kanıtının rüyalar olduğunu ileri sürmüştür. O zamandan uzun süre sonra uyku üzerinde ilk bilimsel çalışmalar 1950 ve 60'lı yıllarda gerçekleştirilmiştir.

Normal Uykunun Özellikleri
Yetişkin insanda ortalama uyku süresi günde 7-8 saattir. Çocuklukta ve bebeklikte uyku süresi çok daha uzundur ve yeni doğanda günde 16-18 saati bulur.

1.Evre: EEG'de alfa dalgaları kaybolur, düşük voltajlı desenkronize faaliyet, bazen de düşük voltajlı, düzenli dalgalar belirir.
2.Evre: Uykuya daldıktan birkaç saniye ya da dakika sonra saniyede 13-15 devirli iğcik biçiminde uyku dalgaları ve K-kompleksi denilen yüksek voltajlı dikenler görülür.
3.Evre: Saniyede 0.5-2.5 devirli yüksek voltajlı delta dalgası belirir.
4.Evre: Delta dalgaları EEG'de yaygındır. Derin uyku dönemidir.

Uykunun İşlevi
Uykunun gerçek işlevinin ne olduğu hakkında değişik görüşler vardır. Kimine göre uyku, organizmanın tümüyle her türlü davranış ve tepkilerinin yavaşladığı, algı kapılarının kapandığı, organizmanın korunmaya alındığı, merkez sinir sistemi ve bedenin pasif bir dinlenmeye geçtiği bir durumdur. Öbür yandan, uykuda beynin aktif olarak çalıştığı, nörofizyolojik bir toparlanma ve onarım yapıldığı, uyanıkken öğrenilenleri ayıklama ve depolama, beyin korteksinde uyanıklık için aktif hazırlanma süreçlerinin olduğu da ileri sürülmektedir.

Yetişkin kişinin günlük uyku gereksinimi ortalama 7-8 saattir. Fakat bu gereksinim bireyden bireye çok değişir. Günde 3-4 saat uyku ile yetinen ve sağlıklı yaşayan kişiler olduğu gibi 8-9 saat uykunun yetmediği kişilerde vardır.
Uyku miktarındaki gereksinimin değişmesi biyolojik etkenler yanı sıra yıllar boyu süren öğrenme ve alışma etkenlerine de bağlıdır.

Hartman, kaygılı, sıkıntılı, karamsar kişilerin daha çok uyuduklarını; canlı iyimser ve yaşamlarını kendileri programlayabilen kişilerin daha az uykuya gereksinim duyduklarını ileri sürmektedir.

Uyku Yoksunluğu

Uzun süredir uyku yoksunluğu araştırmaları ile uykunun gerçek işlevlerini anlamak için çalışmalar sürmektedir.

Uyku yoksunluğu araştırmaları ya tüm uyutmamak ya da uykunun belirli dönemlerinde uyutmamak yolu ile yapılmaktadır. Uyutulmayan denekler, davranışsal, elektrofizyolojik, biyokimyasal yönlerden incelenmektedir. 60 saat uykusuz bırakılan deneklerde nistagmus, boyun kaslarında zayıflık, ellerde titreme, sendeleme ve ritmik beden sallanmaları saptanmıştır. Belirgin biyokimyasal ve psikofizyolojik bozukluk gösterilmemiştir. Halüsinasyon ve yanılsamalar nadir olarak görülmektedir. 90 saati aşan uykusuzluk durumunda görsel algı bozuklukları, zaman ve yere karşı yönelim bozukluğu ve bazen de düşünce dağılması olabilmektedir. Bir iki gün uyumakla bu belirtiler geçmektedir. Deneklerin REM uykusu döneminde uyandırılması ve böylece REM uykusu yoksunluğu deneylerinde önceleri zihinsel bir dağılma ve psikoz görüldüğü belirtilmişse de, sonradan bu bulgular desteklenmemiştir.

UYKU BOZUKLUKLARI

Uyku Bozuklukları İki Ana Gruba Ayrılır:

A-Dissomniya: Uykunun miktarı, niceliği ve zamanlamasında bozukluk.

  1. Uykusuzluk (İnsomnia): Uykuya dalmada, uykuyu sürdürmede güçlük ya da uyuduğu halde uykusunu alamamış, dinlenmemiş hissetme ile belirli bozukluktur. Bu durumun en az 1 ay boyunca, haftada en az 3 kez sürmesi gerekir. Hasta saatlerce uykuya dalamadığını, uykuya erken dalsa bile uykunun bölündüğünü ve uyanınca tekrar uyumakta güçlük çektiğini anlatır.  3 türe ayrılmaktadır.


    1.1 Başka ruhsal bozukluğa bağlı uykusuzluk: Çökkünlük, bunaltı bozuklukları ve başka ruhsal hastalıklarda olan süregen uykusuzluk durumudur.

    1.2 Bilinen organik bir bozukluğa veya ilaçlara bağlı uykusuzluk: Bedensel bir hastalığa veya anfetamin, steroitler, antidepresanlar, fazla çay kahve alımına bağlı süregen uykusuzluktur.

    1.3 Birincil uykusuzluk: Bunda belirgin ruhsal ya da bedensel sorun yoktur. Ancak uykunun kendisi ruhsal bir saplantı olmuştur. Hasta uyumamaktan endişe eder, gece olunca yine uyku tutmayacağı korkusuna kapılır.



  2. Aşırı Uyku (hipersomni): Bu bozukluğun temel belirtisi geceleri normal süre uyunduğu  halde gündüzleri aşırı uykululuk durumudur. Kişinin kendisi ve çevresindekiler bunu engellemek için çok zaman harcar. Bu da:

    2.1 Ruhsal bir bozukluğa bağlı
    2.2 Bilinen bir organik hastalığa bağlı
    2.3 Birincil hipersomni olmak üzere üç türde görülür.

    2.3.1 Çökkünlüklerde bazen aşırı uyku olabilir, şizofrenide ve sinir bozukluklarında uykuya aşırı eğilim görülebilir.

    2.3.2 Uyku apne sendromu, Narkolapsi, niyoklonos bozukluklarda ve bazı ilaçlar alınırken gündüzleri hipersomni belirtisi olabilir.

    2.3.3 Birincil hipersomni nedeni belli olmayan ve yukarıda sıralananlara uymayan bir bozukluktur.

B-Parasomniler: Bu bozuklukta normal uykuda anormal bir olay belirir. Bunlar:

  • Bunaltılı Düşler: Çocukluk çağında daha sık görülür. Genellikle REM dönemlerinin sıklaştığı ve uzadığı gece uykusunun sonuna doğru korkulu düşlerle uyanma nöbetleri olur. Bu durumun ilaçlarla ya da ilaç kesilmesine bağlı olmaması gerekir. Bir gece boyunca birkaç kez yinelenir. Uyanınca rüya hatırlanır ve kişi tekrar uyumaktan korkar.
  • Uykuda Korku Nöbeti: Uykunun genellikle ilk birkaç saatinde NREM döneminde, bir rüya olmaksızın bireyin birden büyük bir korku ile uyanma nöbetidir. Derin korku ve panik duygusu ve buna bağlı olarak otonomik belirtiler vardır. 4-12 yaşlarında başlar ve çocuklukta giderek kaybolur.
  • Uyurgezerlik (somnambulizm): Uykunun genellikle ilk birkaç saatinde, NREM döneminde yatakta oturma, yineleyici hareketler yapma, kalkarak dolaşma, giyinme, kapıları açma, yemek yeme otomatik nitelikte davranışlarla belirli bir uyku bozukluğudur. Nöbet sırasında, kişinin yüzü donuktur, tek bir noktaya bakarak hareket eder.

C - Uyku Apnesi: Horlama hastalığı da denen bu hastalık, gece boyunca nefes almanın pek çok kez durması halidir. Bu duruma, horlama, oksijen kaybı, gün içinde aşırı uykululuk ve yorgunluk, dikkat ve konsantrasyon güçlüğü, sinirlilik ve yüksek tansiyon eşlik eder.

D - Hipersomnia: Hasta genellikle 12 saat veya daha fazla saat uykuya ihtiyaç duyar, uyanıkken zorlanır ve gün içinde uyuklar.

E - Narkolepsi: Hastalar gün içinde aniden ve kontrolsüzce uykuya dalar. Hastalar, ayrıca halüsinasyon görebilir.

F - Uykuda Bacak Krampları: Gece boyunca görülen bacak kasılmaları, hastanın derin uykuya geçmesini engeller ve gün içi yorgunluğa sahip olur.

G - İnsomnia: Hastalar uykuya dalmakta ve uykularını devam ettirmekte zorluk çekerler, sabahları erken uyanırlar. İnsomnia özellikle orta ve ileri yaşlarda sık rastlanan bir hastalıktır.

TEDAVİ

  1. her şeyden önce uykusuzluğa neden olan bir başka hastalığın olup olmadığını saptamak gerekir. Organik hastalıklara bağlı uykusuzluklar da önce bu hastalığın giderilmesi, ağrının ortadan kaldırılması gerekir.
  2. Birincil uykusuzlukta ortada belirgin bir ruhsal ya da organik neden olmadığından her şeyden önce uyku hijyenine dikkat etmek gerekir.

Uyku Hijyeni İlkeleri:

  1. Hemen ilaca sarılmamak
  2. Geceleri herhangi bir nedenle geç yatılsa bile sabahları vaktinde kalkarak günlük yaşama geçmek: gündüz uyumamak.
  3. Akşam yemekten sonra alkol, sigara ve kafeinli içeceklerden kaçınmak
  4. Uyku vaktinden birkaç saat önce egzersizler yapmak.
  5. Yatak odasını uyku ve cinsel ilişki dışında eylemler için kullanmamak
  6. Akşam ağır yemekler yememek
  7. Uyku için yatınca ve uyku tutmayınca uyumak için kendini zorlamamak.

UYKU BOZUKLUĞU İÇİN BİR TEST

  1. Horluyor, nefesiniz daralıyor, hava alma ihtiyacı hissediyor musunuz?
  2. Bazen uyku sırasında nefes alışınız duruyor mu?
  3. İyi bir gece uykusundan sonra bile yorgun ve uykulu oluyor musunuz?
  4. Ağzınız kurumuş halde uyanıyor musunuz?
  5. Hafıza, konsantrasyon ve dikkat ile ilgili problemleriniz var mı?
  6. İstemsizce ve uygun olmadığı halde uykuya dalıyor musunuz?
  7. Mide yanması veya ağızda kötü bir tatla uyandığınız oluyor mu?
  8. Uykuya dalmada veya uykunuzu idame ettirmede zorluk çekiyor musunuz?

Eğer yukarıdaki herhangi bir soruya cevabınız ''Evet'' ise bu, uyku rahatsızlığının bir göstergesidir. Bununla ilgili bir psikologla görüşmelisiniz.

  anasayfa












 
Eylül 2018
  Pzt     Sal     Çrş     Prş     Cum     Cts     Pzr  
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30


YETİŞKİN PSİKOLOJİSİ SORUNLARI





































İŞ YAŞAMI PSİKOLOJİSİ SORUNLARI








CİNSELLİK




















 
 

Sitedeki tüm yazılar Uzman Psikolog Alanur Özalp'e aittir. Tüm hakları saklıdır. İzin almadan kullanılamaz.